Londra'da yaşadığım yıllarda, halk eğitim merkezi City Lit'e devam ederken, her gün önünden geçtiğim bir dükkan vardı. Dükkanın geniş camekanında boydan boya ismi yazılıydı: 'James Smith & Sons, since 1830'...
New Oxford Street gibi Londra'nın en işlek caddelerinden birindeki kocaman dükkanda, James Smith'in torunlarının torunları, 200 yıl sonra bugün de sadece şemsiye satıyorlar...
Şemsiye, yani yalnızca yağmurlu günlerde işe yarayan bir nesne...
Kim bilir hangi fast food'çular dükkana talip olmuşlardır...
O dükkan öyle kalsın diye herhalde aile epey direnmiştir; sırf kent tarihinin bir unsuru yok olmasın diye her yıl şemsiye yenileyen İngilizler de vardır...
Bize ne İngiliz'in şemsiyesinden...
Doğru, ama bana onu düşündüren, tarih bilincine de sahip bir siyaset adamı olan CHP milletvekili İlhan Kesici'nin "CHP'yi lime lime edecekler" başlığıyla dilden dile gezen son açıklaması oldu.
Kesici o şerefi 'sağ siyaset' diye adlandırdığı birilerine atfediyor; CHP denilince İsmet İnönü'yü hatırlayan birilerine; bir yere kadar haklı da... AK Parti'de siyaset yapanların CHP'nin şimdiki haline düşmesinden rahatsızlık duyacaklarını sanmıyorum; aralarında 9 Eylül 1923 tarihinde kurulmuş 103 yıllık parti kapansa bundan herhalde sevinecekler de vardır...
CHP'nin son seçilmiş genel başkanı Özgür Özel de, son günlerde yaptığı konuşmalarda, benzer bir tespiti seslendiriyor. "Şimdi saray darbesiyle parti fiilen kapanmıştır" sözleri ile bitiriyor konuşmalarını Özgür Özel...
'Saray darbesi' ile o da 'sağ siyaseti' suçlamış oluyor...
Ancak bugün görünen manzara sadece 'sağ siyaset işi' olarak görülür veya gösterilirse eksik değerlendirilmiş olur.
Bugünkü haline CHP yalnızca dışındaki saikler sebebiyle gelmiş değil, tablonun her tarafında CHP rozeti taşıyanlar da görülebiliyor...
Partiyi 13 yıl yönetmiş kadronun üstlendiği rol süreçte önemli. Etraftan gelen uyarıları da dinlemeden adım adım CHP'nin izmihlaline giden yolda devam ediyor o kadro.
Yolun sonunda ortada sözü edilmeye değecek bir CHP kalmayacağını görmüyor olabilirler mi
CHP'den seçilmiş milletvekillerini, belediye başkanlarını ihraç mekanizmasını başlatan, parti örgütlerinde tasfiyeleri derinleştiren kim
Kendilerinin tek tek belirledikleri 2018 delegeleriyle kurultayın tekrarlanması teklifine kulak asmayan, sorunun çözümünü sağlayacak tek yöntem olan kurultayın toplanmasını zamana yayan da aynı kadro değil mi
Görülmekte olan davalarda 'gizli tanık' veya 'itirafçı' unvanlı kişilerce devreye sokulmuş iddiaları gerçekliğe taşıyan bir dili kullananlar da onlar...
Ne istiyor olabilirler üstlendikleri bu rolle
Ya da aynı soruyu şöyle sorayım: Açtıkları yolun son karesinde CHP'nin bulunmadığını, varlığı bir biçimde sürse bile onun CHP sayılmayacağını görmüyor olabilirler mi
Bir şemsiyeci dükkanını 200 yıl ayakta tutan ve iştah kabartan talepleri işitmezden gelen bir İngiliz ailesinin hassasiyetinin, 100 yıllık CHP'nin ellerine teslim edildiği siyasi kadrolarda bulunmaması akıl alır gibi değil.

12