Ülkenin en hayati sorununun çözümü için girişilen 'Terörsüz Türkiye' sürecini hedefine vardıracak en önemli adımın atılmasında zorlanılıyor...
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kurulan ve İYİ Parti dışındaki Meclis'te temsil edilen bütün partilerin üye verdiği, Demokrat Partili üyenin sonradan çekildiği 'Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu', çalışmalarını tamamladığı halde, metni üzerinde anlaşılan bir nihai rapora ulaşabilmiş değil.
Vade, ilk olarak 'yılbaşından önce' olarak verilmişti; olmadı, ardından 'Şubat ayından önce' denildi; Şubat'ı yarıladık ama ortada henüz bir rapor yok...
Süreç açısından en önemli iki makamın -içişleri ve adalet bakanlıklarının- sahibi bakanlar değişti, rapor hala ufukta görünmüyor...
İçeride ve dışarıda öyle ortamlarda bulunmuş ve bazen metni kaleme alma görevini de üstlenmiş olduğumdan, her eğilimden, çeşitli görüşlerden insanlardan oluşan komisyonların kamuoyuna açık ortak bir metin üzerinde uzlaşabilmesinin zorluğunu iyi bilirim.
Her kafadan ses çıkan ortamlar ittifakları zorlaştırır.
Yakın geçmişte benzer bir örnek var...
Sonuçları itibariyle ülkemizin gördüğü kahredici en önemli olay 15 Temmuz hain darbe girişimiydi (2016). Cumhuriyet'in kuruluşunda benimsenmiş, ardından bir asra yakın siyasetin yörüngesini teşkil etmiş 'parlamenter sistem' yerini 'başkanlık sistemi'ne o darbe girişimi sonrasında bırakmıştı.
Verilere yakından bakılsa görülecektir: Ülkenin fakirleşmesini tetikleyen ekonomik sorunlar ve hayat pahalılığı da o tarihten sonra gemi azıya almıştır.
15 Temmuz darbe girişimi sonrasında...
Tarihimizdeki o kara olayın içyüzünü araştırmak amacıyla, girişimden sadece on gün sonra, TBMM'de bir araştırma komisyonu kurulmuş, komisyon 4 Ekim 2016 tarihinde çalışmalarına başlamıştı.
O komisyonun önce 936 sayfa olarak gazetelere yansıtılan raporunun, daha sonra nedeni anlaşılmaz bir biçimde, 661 sayfalık bir metin olduğu duyuruldu.
İkisi de taslak raporlardı.
Ancak, değişik partilerden üyelerin her iki taslağa itirazları yüzünden raporun nihai metni yazılamadı.
Daha önce ve sonra kurulmuş Meclis komisyonlarında pek görülmeyen bir durum ortaya çıktı: Kritik bir konuyla ilgili kurulmuş, aylar boyu çok sayıda tanık davet edilerek dinlenmiş, kamuoyunun yakından izlediği komisyon çalışmaları nihai bir rapora kavuşamamıştı.
Meclis'ten raporu beklenen 'Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun da, rapor bir türlü kaleme alınamadığı için, 15 Temmuz Komisyonu'nun akıbetine uğramasından endişe ederim.
Terör örgütlerinin eylemlerinden vazgeçmeleri, silahlarını bırakmaları ve kendilerini feshetmeleri beklentisiyle yürütülen süreçlerin sonuca ulaşmasının o kadar kolay olmadığı, dünyanın çeşitli bölgelerinde benzer tehditlere maruz kalmış başka ülkelerin yaşadıkları yanında bizim ülkemizin geçmiş deneyimlerinden de bilinir.
Pek çok sürecin, sonuca ulaşmasına ramak kalmışken, hem de olabildiğince basit sebeplerle akamete uğradığı görülmüştür.
Hatırlayalım: Askerin güçlü olarak temsil edildiği döneminde Milli Güvenlik Kurulu'nu da arkasına alarak AK Parti'nin başlattığı ilk çözüm süreci (2013),

1