'Hukuk devleti' ile 'yargı ülkesi' olma arasında kalınca…

Fehmi Koru
09.11.2025
1

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Selahattin Demirtaş ile ilgili aldığı son karar hakkında ne düşündüğüne dair kendisine yöneltilen soruya, "Burası bir yargı ülkesidir, yargı ne derse o olur" cevabını vermişti.

Günlerdir o cevap birkaç yönden tartışılıyor.

'Hukuk devleti' değil 'yargı ülkesi' demesi...

O cümlesini "Demirtaş bu kararla yargı tarafından salınacaktır" cümlesinin izlememesi...

Nitekim, aradan günler geçmesine rağmen Selahattin Demirtaş hala cezaevinde...

İktidarın küçük ortağının lideri Devlet Bahçeli de kürsüden Demirtaş'ın tahliye edilmesinin _'hayırlı olacağı'_nı söylediği halde...

[İktidar ortakları arasındaki rahatsızlık ne zaman gündeme getirilse, MHP lideri bunu yazan ve söyleyenlere ağır ithamlarda bulunuyor; oysa hemen her yeni çıkışı AK Parti ve lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından suskunlukla geçiştiriliyor.]

Bu alanda yeni bir gelişme daha yaşandı. Gezi tutuklusu Tayfun Kahraman ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) verdiği 'hak ihlali' kararı, o karara uygun davranarak kendisini tahliye etmesi beklenen Ağır Ceza Mahkemesi'nce kaale alınmadı.

Mahkeme, 'yetki gaspı' yaptığını ileri sürdüğü AYM'nin kararını uygulamayacağını açıkladı.

Daha önce de, aynı yerel mahkeme, milletvekili seçilmiş Gezi davasından tutuklu Can Atalay'ın tahliye edilmesi yolunda verilmiş AYM kararına da uymamış, üstelik kararda imzaları bulunanlar hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

Anayasasında 'hukuk devleti' olduğu vurgusu bulunan ülkemizde olması gereken nedir, buna anayasaya göz atarak bakalım mı

Madde 153: "Anayasa Mahkemesi'nin kararları kesindir." "Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar."

Yani

Eğer AYM bir konuda karar vermişse, diğer yargı organları karara uymak zorunda olduğu için, Tayfun Kahraman'ın ve Can Atalay'ın derhal tahliye edilmesi, yürütmeye ait kurumların tahliye işlemlerini yerine getirmesi ve yasama organı TBMM'nin de Can Atalay'ın bir an önce milletvekili görevine başlamasını sağlaması gerekir.

Peki ya, AİHM'nden Selahattin Demirtaş'la ilgili çıkan kararla ilgili durum

Bunun için de Türkiye'nin uluslararası kurumlarla ilişkisini düzenleyen anayasanın 90. maddesine bakmak gerekiyor:

"Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz." diyor o madde.

Anayasanın bu maddesine pekiştirme amaçlı bir de ek cümle getirilmiş: "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır. (7/5/2004-5170/7 md.)"

Peki nasıl oluyor da, Selahattin Demirtaş hakkında AİHM'nin, Tayfun Kahraman ve Can Atalay ile ilgili AYM'nin aldığı kararlar bugüne kadar yerine getirilmedi