Dünya tarihinin kötüler listesi revize edilmeli

Yazar Trump'ı tarihin en kötü liderleriyle aynı kategoride değerlendirirken, gerçekten de o kurumsal kötülüğü İkinci Dünya Savaş vahşetine denk tutmak doğru mudur?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Donald Trump'ı Hitler, Stalin ve Pol Pot gibi tarihsel kötü liderlerin bir devamı olarak konumlandırıyor ve İran politikası, Gazze ile ilişkisini örnek gösteriyor. Bu karşılaştırmaları yapan yazar, kötülüğün bulaşıcı doğası ve çevresini kontrol eden liderlerin sistemik tehlikesine vurgu yapıyor; fakat, tarihsel benzetmeler yapılırken etkinlik ve sonuç bakımından çağlar arası karşılaştırmanın ne kadar geçerli olabileceği sorgulanmalı mıdır?

Dünyanın bilinen tarihinde insanlığa büyük hizmetlerde bulunmuş liderler saymakla bitmez. Tarihe 'iyiler' perspektifinden bakmak isteyenlere, Thomas Carlyle'ın 'Kahramanlar', Michael H. Hart'ın 'Dünyaya Yön Veren En Etkin 100', Steven Zweig'in 'Yıldızın Parladığı Anlar' kitapları yardımcı olur.

Peki ya kötüler

Hiç kuşkusuz dünyamız içi dışı kötülük olan ve devlet yönetimini ele geçirdiğinde hem kendi halkına hem de dünyaya zarar vermiş liderlere de tanıklık etmiştir.

Ben 'en kötü 5' başlığı altında yer verilenleri hatırlatmak isterim:

1 numarada tahmin edilebileceği üzere Adolf Hitler yer alıyor...

2 numara Joseph Stalin...

3 numara Mao Zedong...

4 numarada, zulmederek ve halkın servetine el uzatarak Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ni Belçika kolonisi iken yönetmiş Kral 2. Leopold bulunuyor...

Ve 5 numarada, Kamboçya'da kendisini yerinden edecekleri vehmiyle neredeyse bütün eğitimlileri öldürmeye kalkışmış Pol Pot var...

Tahmin edileceği gibi, Batı bakışlı bir sıralama bu.

Batı merkezli olmayan bir değerlendirmede, yukarıda isimlerini saydıklarımın bazısı listede kalsa bile, diğer bir-ikisinin yerine unutturulmak istenen başka zalimlere yer verilebilecektir.

İşin özü şu: Dünyamız uzun tarihi serüveninde kötü liderler de gördü.

Yarının tarihçileri yukarıdaki beş isimli listeyi revize etmek zorunda kalacak...

Şu sıralarda anlamsız bir savaşı başlatmış, Tanrısal bir görev anlayışına sahiplik iddiası bulunan ve bu sebeple kan dökmekten çekinmeyen Donald Trump herhalde listenin en başında yer alacaktır...

Eskinin kötü liderleri, kendi halklarına ve dünyaya zarar verecek davranışlar sergiler, savaşlar ve kitle kıyımlarıyla tarihe kanlı sayfalar bırakırken bile, yaptıklarını savunabilecek uyduruk da olsa gerekçeler bulabiliyor, eylemlerinin iyi sonuçlar doğuracağı iddiasını dillerinden düşürmüyordu.

Öyle oldukları için Hitler ve diğerleri kendilerine inananlar bulabildiler...

Donald Trump öyle mi ya...

Ülkesinin gücünü dar kapsamlı bir ajandası bulunan İsrail'in emrine sundu Trump...

Daha öncesinde de, yine İsrail'in peşine takılarak, asırlar boyu 'vatan' bildikleri Gazze'de, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere onbinlerce Filistinli'nin ölümüne sebep oldu.

Şahsına, ABD'ye tehdit teşkil etmeyen uzak bir ülkeye -İran'a- savaş açabildi.

ABD'nin milli servetini füzeler ve insansız hava araçları olarak İran kentleri üzerine yağdırabildi.

İran gibi 2500 yıllık devlet geleneğine sahip bir ülkeyi 'taş devrine döndürmek' ile tehdit ettiği yetmezmiş gibi, gözünü kırpmadan 'uygarlığı sona erdirmekten' söz edebildi.

'Taş devri' ve 'uygarlığın sonu' metaforları ile kötülüğünü kendisi ifşa eden biri Trump...

Hiçbir kötü, kötülüklerini tek başına sahneye koymaz. Kötülük bulaşıcıdır. Kötü lider etrafını en az kendisi kadar kötü başkalarıyla doldurur. Hitler'den Pol Pot'a uzanan çizgide, kötü liderlerin en yakınında onların kötülük yapmalarına yardımcı olanlar vardı.