Türkiye'de üç partinin iktidara yürüyüşünü olabildiğince yakın gözlemledim: Turgut Özal'ın Anavatan Partisi'nin (ANAP), Necmettin Erbakan'ın Refah Partisi'nin ve Tayyip Erdoğan ile arkadaşlarının Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti)...
Şimdi de Özgür Özel'in lideri olduğu Cumhuriyet Halk Partisi'ni (CHP) yine iktidar gözlemcisi şapkamla izliyorum.
Hemen ilk gözlemimin özetini paylaşayım: Özgür Özel'in CHP'si iktidara uzak durmuyor...
İki yıl içerisinde -2023'ten bu yana- tam dört kez kurultay topladı CHP; ilkinde kıl payı kazansa da, sonuncusunda kurultaya katılan geçerli bütün oyları almayı başararak liderliğini pekiştirdi Özel...
Belli ki, CHP'de her düzeyde siyaset yapanlar iktidarın kokusunu aldılar...
Özal, Erbakan ve Erdoğan kadrolarına o umudu vererek iktidara gelmeyi başarmışlardı.
Ancak iktidara gelmek o kadar kolay değil bizim ülkemizde... Özal ve Erbakan hayatta olsa, Özel iktidar formülü için onlara başvursa, eminim, iki lider de kendisine 'umut' takviyesinin öneminden söz edeceklerdi.
Cumhuriyet'i kuran ve 1950'ye kadar ülkeyi tek başına yöneten CHP'nin, çok partili dönemde diğer partileri geçerek iktidar ipini bir türlü göğüsleyememesinin en önemli sebebi, yakın kadrodan başlayarak kitlelere iktidara gelebileceği umudunu verememesidir.
Hep bildiğimiz gibi, CHP, seçimlerde her dört kişiden ancak birinin oyunu alabiliyor...
Bülent Ecevit'in başkanlığında geleneksel oy oranını artırabilmiş, 1973 genel seçiminde %33.30, 1977'de %41.40 alabilmişti CHP.
1980 sonrasında kurduğu DSP ile de, koalisyonlar yoluyla devlet yönetiminde bulunmayı başardı burnu iktidar kokusu almakta mahir Ecevit.
Ecevit örneği, belli şartlar yerine getirilirse, CHP'nin oyunu kaderiymiş gibi duran %25 çıtasının üzerine şimdi de çıkartılabileceğine işaret ediyor...
Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlığı döneminde, 13 yıl boyunca, partisini iktidara taşıyamadı ama, bunun arayışı içerisine girmişti.
Toplumun en kalabalık kesimini teşkil eden muhafazakar kitlelere ulaşma girişimiyle...
'Helalleşme' söylemi buz kırıcı özelliğine sahipti...
'6'lı masa' muhafazakarlarla birlikte iktidar arayışıydı...
İki kez yapılan 2019 yerel seçiminde, CHP'nin genel oyunun %25'ten %30'a çıkartan, tekrarlanan seçimde %54.21 oy alarak İstanbul büyükşehir belediye başkanlığını kazanan Ekrem İmamoğlu'nu aday gösteren de Kılıçdaroğlu'ydu.
Sürekli unutulduğu için tekrarlayayım: 2023 cumhurbaşkanlığı seçimine '6'lı masa adayı' olarak katılan Kılıçdaroğlu ikinci turda %47.82 oy alabilmişti.
CHP'nin genel başkanı olduğu halde, önemli oranda muhafazakarın oyu ona gidebilmişti.
Ecevit'in, 1980 öncesinde CHP olarak, sonrasında yeni partisi DSP ile iktidara gelişlerini onun yanında bulunarak yaşamış olanlar, yine o kadrodan Deniz Baykal'ı, sonrasında da genel başkan seçilmesine yardımcı oldukları Kılıçdaroğlu'nu muhafazakarlardan nasıl oy talep edilebileceği konusunda yönlendirdiler.
Baykal'ın muhafazakarlara yakınlaşma arayışı, toplumu kutuplaştıran bir dizi siyasi cinayetle -en önemlisi

1