Bugün bayram. Her bayram olduğu gibi önümüzdeki birkaç günü tatil olarak da değerlendireceğiz.
Ulusal ve uluslararası alanlarda sorunlarla dolu öyle bir üç ay yaşadık ki şu 2026 yılında, bayramı ve onunla birlikte gelen tatili daha önce hiç bu kadar hak ettiğimizi sanmıyorum.
İstisnasız hepimiz...
Keşke aklımız ve duygularımız olmasaydı...
Zihinleri güncel sorunlarla meşgul ve önümüzdeki şu birkaç günü daha içe dönük değerlendirmelerle ve mümkün olduğu kadar bayram ruhuna uygun bir havada geçirmek niyetinde iseniz, en baştan uyarayım, okumakta olduğunuz yazı size uygun değil...
"Ulusal sorunlar" dediğimin neler olduğu belli.
Ancak seçimle ortadan kalkabilecek bir yığın sorun herbirimize önünü görmeyi zorlaştırıyor. Demokrasi iktidarların seçimle el değiştirmesini sağlayan sistemin adıdır. İyi de, yalnızca şu son çeyrek asırda değil neredeyse demokrasi iddiasının gündemi belirlediği ilk günden beri, seçimler ülkemizde rahatlatıcı sonuç vermiyor...
Önümüzdeki seçimde sandıktan çıkacak sonuçla rahatlayacak mıyız, ne dersiniz
Demokrasi eşitler arası bir yarış değil midir Öyledir de, önümüzdeki seçimin yarışa katılacak herkes ve her parti için eşit şartlarda bir yarış olarak geçeceğinden emin olmak zor.
O zaman
Geçelim.
"Uluslararası sorunlar" dediğim de yerli sorunlardan pek farklı değil.
Herkesin gözü önünde cereyan eden günümüz savaşlarında dünya güçlüleri arası bir çatışmadan söz etmek mümkün değil.
Görünenler şu:
Bir ülke ve o ülkenin halkı, üzerlerine yağdırılan bombalarla, güçlüler tarafından hizaya getirilmeye çalışılıyor.
[Avrupa genel hatlarıyla seyirci olmayı tercih eder görünüyor, ama savaş ortamlarında pasiflik saldırgandan yana olmak anlamına gelir.]
'Hiza' ile kast edilenin ne olduğunu saldırganlar biliyor sadece.
İran'a yönelik savaşın hemen önünde Gazze gibi 100 bine yakın insanın hayatına mal olmuş bir örnek de var.
İnsanlar kolayca öldürülebiliyor, neden öldürüldüklerini sorgulama hakları bile ellerinden alınarak...
Gazze yok edilirken dünya seyretti; İran'a yönelik savaşta da olan bu.
Her savaşın ileri sürüldüğünde belli bir inanılırlığa sahip sebep/leri olması gerekir; 7 Ekim 2023 tarihinde, bir grubun, çıkan savaşta öldürülecek ve bütün varlıkları tahrip edilecek insanların onayını almadan sahneye koyduğu rehin alma girişimi yüzünden, Gazze yerle bir edildi.
Saldırganlar tahrip ettikleri Gazze'yi kendileri gibiler için pahalı sayfiye mekanlarına dönüştürmek niyetindeler...
Acaba o savaşın gerçek sebebi -hiç değilse ABD (Trump) için- bu muydu
İran'a savaşın gerekçesi de daha ilk saldırıyla birlikte yerle bir oldu.
Saldırılan ülkenin -İran'ın- elinde iddia edildiği gibi nükleer silahlar bulunsaydı herhalde çoktan saldırganlara karşı kullanılırdı.
ABD'ye kadar erişebilecek uzun menzilde füzeleri bulunsaydı, İran, bu üç hafta içerisinde onları kullanmaz mıydı
Oysa İsrail'in başlattığı savaşa Trump

3