Kırıkkale Üniversitesi Senatosu, katılımcıların oybirliği ile, merkez kampüsünün 'Prof. Dr. Beşir Atalay Kampüsü' olan adını değiştirmiş; böylece üniversitenin kurucu rektörünün adı kurduğu bilimler yurdundan silinmiş olacak...
AK Parti'nin kuruluşunda yer almış, ilk hükümetinden başlayarak 2014 yılına kadar başbakan yardımcılığı dahil en ağır yüklü bakanlıklarda görev üstlenmiş bir siyaset adamıydı Beşir Atalay...
Aynı zamanda bir bilim adamıydı da.
Kurucusu olduğu üniversitenin, kendisi rektörlükten ayrıldıktan ve siyasete atıldıktan sonra kampüse uygun gördüğü ad, yeni yönetim tarafından siliniyor....
Üzülmeli mi buna Prof. Beşir Atalay
Herhalde üzülüyordur...
Tavsiyem, divan edebiyatımızın zirve şairlerinden Baki'nin (1526-1600) gerçek değerlerin ancak ölümlerinden sonra haklarının teslim edildiğine dair beytini hatırlayıp üzülmemesi...
[Baki'nin beyti şöyle: "Kadrini seng-i musallâda bilip ey Bâkî / Durup el bağlayalar karşına yârân saf saf..."]
Kadir bilmezliğin yaygın olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz.
Günümüzün öndegelen siyasilerinin her fırsatta övgüyle söz ettikleri geçmişin önemli sanat ve fikir insanlarının, kendilerine itibar etmeleri beklenebilecek sağcı siyasilerin iktidarları döneminde karşılaştıkları muameleler bile yeterince göz açıcıdır.
Pek çok değerin gel-gitli görünen siyasi tutumları, genellikle onlara atfedilen görüş farklılaşması yüzünden değil, siyasilerin sergiledikleri çelişkili tutumlar yüzündendir.
Şimdilerde de, isimleri her düzeyde eğitim kurumlarına, sokaklara, caddelere, bulvarlara verilen pek çok değerli kişi, hayatta olsalardı, isimlerini yaygınlaştırmakta yarış edenlerden ilgi görecekler miydi
Hiç sanmıyorum.
Soruma verdiğim olumsuz cevabın gerekçesi, o isimlerin eserlerinde duruyor...
Necip Fazıl'ın vasiyeti şöyle değil miydi: "Son gün olmasın dostum, çelengim, top arabam / Alıp beni götürsün tam dört inanmış adam."
Bu tür yakışıksız işler yalnızca bizde görülmüyor; giderek başka ülkelerde de geçmişle hesaplaşmalar yaşanabiliyor...
ABD'de bile...
Henüz orada kurucuların isimlerinin üniversitelerden silinmesine girişilmedi, ama o da yakındır.
Dünyanın en itibarlı bilim yuvalarından bazıları ABD'de. Onların da ilk sırasında Harvard Üniversitesi bulunuyor.
Son başkanlık seçiminde yeniden seçilmeyi başarmış Donald Trump, iktidarının ilk 100 günü için baştan açıkladığı programını hayata geçiremiyor.
'Savaşsız Dünya' projesi için Gazze'deki kıyımı durdurması, Ukrayna Savaşı'nı sona erdirmesi gerekiyordu; savaşlar halen devam ettiği gibi dünyanın çeşitli köşelerinde yeni çatışmalar baş gösterdi. Savaşın Uzak Doğu'ya sıçraması beklenebilir.
Trump seçim vaatlerini hayata geçirmede başarısız.
Başarılı sayılabileceği tek alan, eğitim...
Başta Harvard olmak üzere en değerli eğitim kurumları ateş hattında.
Çok zor girilen en öndeki sekiz üniversite...
İktidarda bulunan kadrodaki insanların kapısından bile geçemediği bu kurumları işlevsiz hale getirmeye çalışıyor Trump.
Harvard yönetimi direniyor, çoğu güce boyun eğdi, eğiyor.
Elinden gelse Harvard Üniversitesi'ni kapatacak...
Yolu Boston kentine düşenler görmüşlerdir: Üniversitenin kampüs girişindeki geniş bahçenin en görünür yerinde John Harvard'ın heykeli bulunur.
John Harvard üniversitenin kurucusu bilinir.
Oysa bu bilgi yanlıştır. Kuruluşundan iki yıl sonra ölen din adamının adı, onun bütün mal varlığını yeni okula bağışlaması sebebiyle verilmiştir.
Bir kadirşinaslık örneği olarak...

1