Değişim çağındayız, her türlü yeni gelişmeye hazırlıklı olunması gerektiği bir çağ bu; ancak yine de Ahmet Davutoğlu'nun genel başkanı olduğu Gelecek Partisi'ni kapatma kararı aldığını öğrenince şaşırdım.
Şaşıranın yalnız ben olduğumu sanmayın; öğrenir öğrenmez haberi paylaştığım herkes benim durumumdaydı.
Daha şaşırtıcı olan da, kapatma kararının duyurulduğu Ahmet Davutoğlu imzalı metnin, pek çok yönüyle, bir parti beyannamesi gibi oluşu...
Uzun açıklama şöyle bitirilmiş:
''Bizim mücadelemiz, herhangi bir makamla başlamadığı gibi herhangi bir parti tüzel kişiliğiyle de sona ermeyecektir.
Bundan sonra da düşünce, ahlak, eğitim, bilim, kültür, uluslararası diplomasi, ekonomi ve toplumsal dayanışma başta olmak üzere her alanda ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz.
Doğruyu teşvik edecek, yanlışa karşı uyarıcı sorumluluğumuzu sürdüreceğiz.
ve biz, 'Yarının Türkiye'si kuruluncaya kadar, düşünmeyi, konuşmayı, uyarmayı ve milletimiz için çalışmayı sürdüreceğiz."
Kuruluş öncesinden başlayarak Gelecek Partisi'nin başarısı için çalışmış olanlara teşekkür ihmal edilmemiş olsa da, süreç içerisinde yer almışların önemli bir bölümünün de bu tek taraflı karardan habersiz tutulduklarını sanırım...
Şaşkınlık, partideki diğer önemli isimlerin bundan sonrasıyla ilgili çelişkili açıklamalarına da yansıyor. Hala partide kalan dört milletvekili ne olacak 'Yeni Yol' dağılacak ve birlikte hareket edilen diğer partiler Meclis'te grup olarak temsil edilme özelliğini kaybedecekler mi
Devam etseler herhalde iyi olur.
Prof. Ahmet Davutoğlu Türkiye'nin yetiştirdiği en ciddi mütefekkirlerden biri; buna hiç kuşkum yok. Kendisinden önce de, siyasi hayata ilgi duymuş, partilerde çeşitli düzeylerde yer almış her eğilimden fikir adamları, entelektüellerin pek çoğunun başına geldiği gibi, onun da fikri düzeyi ile siyaset pek uyumlu olamadı.
AK Parti iktidarının ilk günlerinde kendisine kadroya katılma teklifi yöneltildiğinde öğrenci yetiştirmeye verdiği değer açısından Davutoğlu'nun ilk elde olumsuz cevap verdiğini biliyorum. Direnişi fazla sürmedi.
İlgi alanı ağırlıklı olarak dış politikaya dönük olduğu için kendisinden o yönde yararlanıldı... Büyükelçi unvanlı başdanışman ve sonra da dışişleri bakanı olarak...
Doğrusu parti genel başkanlığı ve başbakanlık arzusu olabileceğini ismi öyle telaffuz edilene kadar düşünmemiştim.
Tarih kitaplarında ülkenin başbakanları arasında o da yer alıyor (Görev süresi: 28 Ağustos 2014 - 24 Mayıs 2016)...
AK Parti'nin 25 yıla ulaşan tarihinde aldığı ikinci en düşük oy (7 Haziran 2015: %40.87) ile aldığı ilk en yüksek oy (1 Kasım 2015: %49.50) sırasında parti genel başkanı oydu.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile yollarının ayrılmasını ve istifasını gerektirecek kadar hangi konularda sorunlar yaşandığı pek bilinmese de, kendisine karşı bir 'darbe' girişiminde bulunulduğu iddiası yersiz değildi; gidişi sıkıntılı oldu.
Gelecek Partisi ile Erdoğan'a rekabeti sonuç vermedi; partisini kapatma bildirgesini kaleme alırken, kuruluş sırasında bugünler için tahayyül ettikleri de gözlerinin önünden geçmiştir herhalde.
Davutoğlu ayarında bir kişiliğin ülkeye yapacağı hizmetler mutlaka olacaktır; bunun sözünü de verdi zaten.

14