Tabanda kırgınlık

Fon krizi AK Parti'nin çeyrek asırlık siyasi hayatının en büyük sınamalarından biri. Hatırlı kişilere uzanan milyarlık vurgunlar, akrabalık ve çıkar ilişkileri tabanda büyük hayal kırıklığı yaşattı. Sessiz ve derin tepki, anketlere de yansıdı. Geçen Asal'ın anketinde gördüm. "Kararsızım", "oy kullanmayacağım" ve "fikrim yok" diyenlerin oranı bir ayda 8 puan artışla, yüzde 38'e yükselmiş. Bu rakam, kararsızlar dağıtılmamış hâliyle ilk iki partinin oy oranından fazla. Fon işi herkesin moralini bozdu. Bilhassa muhafazakârların. Sosyal medyaya ve hükûmete yakın medya organlarında çıkan haberlerin altındaki yorumlara bakın. Çok şey anlatıyor. Şimdiye kadar böylesini hiç görmedik. Kararsızların oranındaki bu patlama geçici bir küskünlük müdür yoksa kalıcı bir kopuş mu Bu sorunun cevabını helalleşme ve hesaplaşmanın ölçeği belirleyecek.

Muhaliflerin kamburu

Bir hayal kırıklığı da muhalefet tabanı yaşıyor. Özgür Özel seçmenlerini kayyım atanan Halk TV'nin önüne çağırdı. Yüz kişi toplayamadı. Kanal çalışanları bile sinirlenip alanı terk etti. Muhalefete yakın gazeteciler cumartesi günü 10 ilde yürüyüş yaptı. İzmir'deki yürüyüşe Özgür Özel de katıldı. Özel'in adamları gazetecilerin eylemine gazetecileri sokmamaya çalıştı!..

Bakmayın "enseyi karartmıyoruz" dediklerine en büyük güven bunalımı muhalefette. Onun için kimse samimi bulmuyor ve sahip çıkmıyor. Bu arada yolsuzluk sanığı Ekrem İmamoğlu, Silivri'den mesaj göndermiş. "Sözcü, Cumhuriyet, Karar, BirGün, Tavır, Millî Gazete, Korkusuz, Evrensel, Yeniçağ, Oksijen, Nefes okuyun okutun. Ayrıca bütün bağımsız gazeteci ve habercileri de takip edin, abone olun" çağrısını yapmış. (11 gazete. İktidara yakın gazete sayısı da o kadar. Sesimizi duyuramıyoruz sözü yalan.) İktidar muhalifi medya, siyasetle içli dışlı olmanın ve onların hatalarını görmemenin bedelini ödüyor. Onun için meydana inip bağırıp çağırmayı bırakın. Önce şu şaibeli adamları sırtınızdan atın...

Ağırel ne kadar haklı

Cumhuriyet yazarı Murat Ağırel, Sarıgüllerle ilgili yolsuzluk iddiasından dolayı tutuklandı. "Yapmadığım haberden dolayı içerideyim" dedi. Dolandırıldığını söyleyen kişilerin iddialarını Sarıgüllere de sorup cevap hakkı tanıdığını söyledi. Ortada milyar dolarlık kara para iddiası var. Böyle bir şey, iktidara yakın biri için söylense Ağırel, haberi yayınlamadan önce karşı tarafa sorar mıydı Ya da haberi bekletir miydi Hiç sanmıyorum. Vurur geçerdi. Gökçek'te olduğu gibi. Bu arada Ağırel ile ilgili Yılmaz Özdil'den ilginç bir çıkış geldi. Ağırel'in Sözcü'ye gelmek için defalarca müracaat ettiğini ama almadıklarını söyledi. "Çünkü" dedi, "Haber merkezinin kontrolü ve bilgisi dışında gazetecilik önce gazetecinin, sonra gazetenin ve televizyonun başına iş açar. Yazı işleri ve mutfak, sağlıklı haber için her şeydir."