Ankara zirveye hazır, peki ya basın

Ankara şu sırala harıl harıl NATO zirvesine hazırlanıyor. Devlet başkanlarının beklemeden inmesi için Ankara'ya yeni havalimanı inşa edildi. Havalimanına giden yolların kenarlarında peyzaj düzenlemeleri yapıldı. Apartmanlar boyandı, yollara asfalt döküldü. Başkent diken üstünde. Hükûmet, konuk devlet başkanlarını en iyi şekilde karşılamak ve sorunsuz misafir etmek istiyor. Eylem veya protesto gösterisi yapması muhtemel kişiler emniyet tarafından toplandı. Bundan mütevellit zirvenin yapılacağı iki gün sokağa çıkma yasağı ilan edildiği yönünde haberler çıktı. Kimse de yadırgamadı. Neyse ki yetkililer yok öyle bir şey dedi...

Muhalif kesimler Etimesgut Havalimanına yapılan harcamayı ve sıkı güvenlik tedbirlerini eleştirdi. Bu arada akreditasyon problemi yaşandığı ortaya çıktı. Bazı medya kuruluşlarının başvurusu reddedildi. Cumhuriyet, Nefes, Halk TV, Now TV ve ANKA Haber Ajansı gibi kuruluşların temsilcileri ve muhabirlerinin başvurusu kabul edilmemiş.

Bu arada Akif Beki 2004'te İstanbul'da yapılan NATO toplantısına dair hatıralarını paylaştı. Devrin ünlü gazetecileri Topkapı Sarayı bahçesinde yapılan gala yemeğine davet edilmiş. Hatta ABD Başkanı Bush ile selamlaşıp el sıkışmışlar. Medya dünyasından birçok isim 800 kişilik davetli listesinde yerini almış. Akreditasyon krizlerine bakılırsa bu zirve, medyaya biraz 'mesafeli' olacak.

O günden bugüne Türkiye'de çok şey değişti. Askerî vesayet bitti. Başkanlık sitemine geçildi. Avrupa defteri neredeyse kapandı. Savunmada yerlilik oranı yüzde 80'e çıktı. Terör bitirildi. Türkiye'nin bölgesel nüfuzu genişledi. Ekonomik büyüklük dörde katladı. Devletimizin güç, öz güven ve itibarı arttı. Herkesin 2002'deki Dünya Kupası ile bu yılki hezimeti mukayese ettiği şu ortamda iki zirveyi de karşılaştıracak birileri çıkarsa, geçen 22 yılda Türkiye'nin nasıl devasa bir yapısal dönüşüm yaşadığını net bir şekilde görecektir. 2004'ün içeride vesayetle boğuşan, dışarıda ise Batı'nın takdirini kazanmak için âdeta çırpınan Türkiye'si geride kaldı. Bugün savunma sanayiinde rüşdünü ispatlamış, bölgesel ağırlığı olan ve masaya kendi şartlarıyla oturan bir Ankara var. Ancak bu büyüme ve öz güvenin, 2004'teki o daha "açık ve çoğulcu" medya vizyonuyla taçlanması gerekir. Güvenlik tedbirlerini ve provokasyon tedbirlerini anlamak mümkün; fakat savunmada yüzde 80 yerliliğe ulaşmış, terörü bitirmiş bir devletin, üç beş muhalif medya kuruluşunun akreditasyonuyla uğraşması bu yeni büyük imaja pek yakışmıyor.

Bak Böcek ne diyor Sözcü

Sözcü gazetesi tutuklu CHP'li belediye başkanlarının listesini yayınladı.

Gazete, "Operasyonsuz gün neredeyse yok. 2024'ten bu yana 34 CHP'li belediyeye operasyon yapıldı, 30'a yakınının başkanları tutuklandı" diye yazdı.

Sonra isimleri sıraladı. Peki ya bu başkanlara yöneltilen suçlamalar İşte o yoktu!..

Bunlar suçsuz yere mi içerideler ey Sözcü İddianameler, itiraflar, deliller ortadayken ve adamlarınız dibine kadar yolsuzluklara batmışken bu ne tür bir yayındır

Yiyorsa listeyi yaparken biraz da ondan bahsedin. Bakın dün Sabah gazetesi bombayı patlattı. Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'i sadece Özgür Özel ve Veli Ağbaba değil Ekrem İmamoğlu da