19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramımız.
23 Nisan'ı çocuklara, 19 Mayıs'ı gençlere armağan eden vizyon, ülkemizin yarınlarına ışık tutmaya devam ediyor. Ancak, 19 Mayıs, bununla sınırlı kalmıyor.
2025'te UNESCO ve Birleşmiş Milletler, Dünya Fair Play gününün 19 Mayıs'ta kutlanmasını kararlaştırdı.
Bu değerli karar, sporun sınırlarını aşan Fair Play anlayışına da yeni bir ivme kazandırdı.
Geçtiğimiz hafta içinde, Dünya Fair Play Komisyonu (CIFP), 19 Mayıs'ta düzenlenen örnek etkinlikleri anlata bir duyuru yayımladı. Dört öncü etkinlik içinde Türkiye bakın nasıl yer aldı
Polonya Varşova, Hindistan Yeni Delhi, Belçika Brüksel ve Türkiye Uşak merkezli programlar ile Fair Play kavramına, Dünya Fair Play gününe katkı sunuldu.
Varşova'da, spor, kamu kurumları ve kuruluşlardan yaklaşık 100 temsilci, Uluslararası Fair Play Komitesi tarafından düzenlenen "Sporda Değerlerin Gücü" etkinliği için Ulusal Kütüphane'de bir araya geldi. Toplantı, dürüstlük, sorumluluk, eşitlik ve sporun günümüz dünyasındaki rolü üzerine anlamlı bir tartışma alanı oluşturdu. Varşova'daki programda liderlik, yapay zekâ, sporda baskı, eşitlik ve modern spor yönetimi üzerine konuşmalar ve panel tartışmaları da yer aldı.
Yeni Delhi'de Dünya Fair Play Günü 2026 Uluslararası Sempozyumu, ISIC Rehabilitasyon Bilimleri Enstitüsü'nde gerçekleştirildi. Sempozyum; küresel liderleri, akademisyenleri, uygulayıcı profesyonelleri ve gençlik temsilcilerini bir araya getirdi. Organizatörlere göre hibrit katılım yoluyla dünya çapında altı milyondan fazla katılımcı etkinliğe dahil oldu.
Brüksel'de, kentin en ünlü figürlerinden biri olan Manneken Pis'in yer aldığı sembolik ve şenlikli bir etkinlikle kutlandı. Manneken Pis, özel bir Dünya Fair Play Günü kostümü giyerek Dünya Fair Play Günü'nü sembolik olarak onayladı ve Fair Play Manifestosu'nu imzaladı. Brüksel kutlaması, Avrupa Fair Play Hareketi, Uluslararası Fair Play Komitesi ve Panathlon International tarafından desteklendi.
Uşak'ta, Dünya Fair Play Günü, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile birlikte kutlandı. Şehir, dezavantajlı ve risk altındaki gençleri spor yoluyla desteklemeyi amaçlayan "Suçun Önlenmesine Yönelik Spor Temelli Sosyal Uyum ve Rehabilitasyon Projesi"nin resmi lansmanına ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu Başkanlığı, Uşak Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Fair Play Komisyonu tarafından düzenlendi.
Uşak'ta, "Okuldan Olimpiyatlara" fikriyle de anılan yeni proje, denetimli serbestlik tedbirleri kapsamındaki 12-18 yaş arası çocukları spora, disipline, takım çalışmasına, sağlıklı alışkanlıklara ve daha güçlü sosyal bütünleşmeye yönlendirmeyi amaçlıyor.
Fair Play bir spor ilkesinden çok daha fazlasıdır.
Saygı, dürüstlük, dayanışma, eşitlik ve sorumluluk üzerine kurulu evrensel bir değerler sistemidir. Dünyanın farklı yerlerinde, bu idealleri kutlamak, günlük yaşamda da rehberlik etmek ortak bir sorumluluktur. Başta Uşak Valisi Serdar Kartal, Cumhuriyet Başsavcısı İsmet Çınar, TMOK Fair Play Komisyonu Başkanı Remzi Yılmaz ve elbette bu örnek projeye Tavşanlı'daki başarılı uygulamayla fikir önderliği yapan Denetimli Serbestlik Müdürü Özgür Bozat ayakta alkışı hak ediyor.
İyilik bulaşıcıdır sözü; daha iyiye, daha güzele düsturuyla buluşuyor; dünyaya örnek oluyor.
***
Sıfır atık ve yeşil enerji
Sıfır atık yaklaşımı, enerji verimliliğiyle birlikte ele alındığında iklim kriziyle mücadelede çok güçlü bir etki yaratır. Çünkü kaynak israfı ile enerji israfı aynı sorunun iki farklı görünümüdür.
Yeşil enerji bu vizyonu daha ileri taşır. Güneş, rüzgâr, jeotermal, biyokütle, enerji depolama, akıllı şebekeler ve enerji verimliliği uygulamaları; şehirlerin, sanayinin, tarımın ve ulaşımın daha düşük karbonlu çalışmasını sağlar.
Bu yaklaşımın özü şudur: Daha az tüketmek, daha verimli kullanmak, yeniden değerlendirmek, temiz enerjiyle üretmek, karbonu azaltmak ve ekonomiyi döngüsel hale getirmek. Bu nedenle, Sıfır Atık Vakfı önderliğindeki tüm çabayı, daha geniş perspektif ile okumak gereklidir.
Bugün dünyada yeşil dönüşüm yalnızca çevre politikası değil; aynı zamanda sanayi politikası, enerji güvenliği, teknolojik rekabet ve uluslararası ticaret meselesidir. Karbon yoğun üretim giderek daha maliyetli hale gelirken yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, enerji verimliliği, yeşil hidrojen ve ürünlerin karbon ayak izi küresel rekabetin belirleyici unsurları haline gelmektedir.
Bu dönüşümde yeşil hidrojen kritik bir rol üstlenir. Rüzgâr ve güneş üretiminin yüksek olduğu saatlerde değerlendirilemeyen elektrik hidrojene dönüştürülerek depolanabilir, taşınabilir ve sanayide kullanılabilir hale gelecektir. Böylece enerji israf edilmez; değerli bir kaynağa dönüştürülür. Bu yönüyle yeşil hidrojen, sıfır atık yaklaşımının enerji alanındaki güçlü karşılığıdır.

32