Hidrojen sektörü durulmuyor

AB'nin yeşil hidrojen yatırımları hızlanırken, Türkiye politika netliği ve mevzuat tamamlanmasını bekliyor; acaba biz de bu dönüşüme zamanında yetişebilecek miyiz?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, AB Innovation Fund'ın hidrojen projelerine 2,7 milyar Euro ayırarak sektöre ivme kazandırdığını, Türkiye'nin de benzer potansiyele sahip olduğunu ancak kamu kararındaki kararlılığa ihtiyaç duyduğunu savunmaktadır. Yazar, İngiltere'nin yeşil hidrojen stratejisini örnek göstererek, Türkiye'nin politika netliği, sanayi uygulamaları ve teknoloji ticarileşmesini hızlandırması gerektiğini ileri sürmektedir. Peki, mevcut kurumsallaşma seviyemizde AB'nin bu hızlı ilerleyişine yetişmek gerçekçi bir hedef midir?

AB İnovasyon Fonu'nda Yeni Eşik: Hidrojen Projeleri, Esneklik İhtiyacı ve Fon Tasarımının Geleceği

Başlık, Hydrogen Europe, içerik Avrupa Komisyonu'na ait. Mart 2026'da Avrupa Komisyonu, Innovation Fund kapsamında başvuru yapan 359 projeden 54'ü ile hibe anlaşması imzalandı.

Toplam 2,7 milyar Euro yeni bir yatırım paketi devreye alındı.

Avrupa İklim, Altyapı ve Çevre Yürütme Ajansı CINEA, bu projelerin 17 ülkede ve 17 farklı sektörde konumlandığını duyurdu. Tam işletmeye geçtiklerinde, ilk on yılda yaklaşık 210 milyon ton CO₂ emisyonunu önleme potansiyeline sahipler. Aynı açıklama, Kasım 2025'te başlangıçta 61 projenin hibe hazırlık sürecine alındığı, Mart 2026 itibarıyla bunlardan 54'ünün anlaşma imzaladığını duyurdu.

Bu tablo, Innovation Fund'ın artık yalnızca bir iklim aracı değil, aynı zamanda Avrupa sanayi politikasının fiili yatırım motorlarından biri haline geldiğini gösteriyor.

Avrupa Komisyonu ve CINEA, Innovation Fund'ın 2020–2030 dönemi için AB Emisyon Ticaret Sistemi gelirlerinden beslenen, yaklaşık 40 milyar Euro tutarında kapasiteye sahip olduğunu; bugüne kadar ise hazırlanmakta olan projeler dahil yaklaşık 15 milyar Euro'nun 250 projeye tahsis edildiğini belirtiyor.

Hidrojen cephesinde ise iki farklı okuma yapmak gerekiyor.

Birincisi, Hydrogen Europe'un Mart 2026 paylaşımında yaptığı daha geniş "hidrojen ilişkili" sınıflandırma. Çünkü, 54 anlaşmalı proje içinde 11 proje hidrojenle doğrudan bağlantılı. Toplam 518 milyon Euro (fonun yaklaşık yüzde 19'u) destek veriliyor.

Bu çerçeve, yalnızca saf hidrojen üretimini değil; e-metanol, amonyak, eSAF, hidrojenli uçak, H2 sıvılaştırma, demir oksit ve piroliz gibi daha geniş bir temiz molekül ve dönüşüm ekosistemini kapsıyor. Hydrogen Europe, bu 11 projeden 4'ünün kendi üye şirketleri tarafından koordine edildiğini; projelerin Belçika, Fransa, Danimarka, İspanya, Norveç, Estonya ve Yunanistan'a yayıldığını ifade ediyor.

Öte yandan, Avrupa Komisyonu'nun Avrupa Hidrojen Bankası içindeki IF24 yenilenebilir hidrojen açık artırması gündemde öne çıktı.

Komisyon, ayrı mekanizmada 6 proje hibe anlaşması imzaladı ve toplam 270,6 milyon Euro destek aldı. Bu projeler, Finlandiya, İspanya ve Norveç'te; toplam 381,25 MWe elektrolizör kapasitesi kuracak; on yıllık işletme döneminde yaklaşık 500 kiloton yenilenebilir hidrojen üretecek ve yaklaşık 3,4 milyon ton CO₂ emisyonunu önleyecek.

Avrupa Komisyonu Sayıştayı (ECA), hala Avrupa'nın net-sıfır dönüşümünde en güçlü kaldıraçlardan biri hidrojen ekosistemi olacak diye öngörüyor.

Hydrogen UK aracılığı ile İngiltere'nin kararlılığını vurgulamıştık.

Duraklamış gibi görünen AB ülkeleri içinde, hidrojen eko sistemi, Avrupa Komisyonu yapılarıyla ivme kazanıyor.

Tüm bu bilgilerin ışığında kendimize dönelim;

Politika netliği / Sanayi uygulamaları / Teknoloji ticarileşmesi

İngiltere'den kopyalanan bu öncelikler, kamu destek ve teşvik mekanizmalarını netleştirmesi, ve stratejilerin güncellenmesi ile ülke faydasını büyütecektir.

Bizim, bu yüksek temiz elektrik ve yeşil hidrojen potansiyelimizi ortaya koyabilmek için hızlanmamız gerek. TENMAK bünyesinde TEMEN'in değerli çalışmaları, TÜBİTAK'ın çok uluslu iş birliktelikleri, TURASAŞ'ın demiryolunda, THY'nin havacılıkta hidrojen çalışmaları yükseliyor. Mevzuatımız tamamlanmalı; ETKB, Yeşil Hidrojen Özel Üretim Bölgelerini oluşturup ilan edebilir, hidrojene özel otorite belirleyebilir, uluslararası finans kuruluşlarına güven oluşturulabilir. Türkiye Yüzyılı vizyonu içinde yeşil hidrojen önemli bir öykünün sözcüsüdür.

Aslolan, kamunun kararlılığını ortaya koymasıdır.

IOC KADIN SPORCULAR VE TMOK

Olimpiyat, her 4 yılda bir yaşanan eşsiz spor şöleni, sosyal yaşamın her alanına da öncülük eder. Bakın, büyük ufuklar, büyük yapılarda nasıl buluşuyor

UNDP'nin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları çabası içinde 5.madde, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği başlığını taşır. Bu amaç, kadınların ve kız çocuklarının hayatın her alanında erkeklerle eşit haklara sahip olmasını, şiddetin önlenmesini ve karar alma mekanizmalarına katılımlarını hedefler.

Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), 2014 yılında aldığı bir karar ile olimpiyat oyunlarında kadın erkek sporcu sayılarının eşit olacağını duyurmuştu. 2021'de 2020 Tokyo adıyla yapılan oyunlarda ilk uygulama yüzde 49,5'a karşı yüzde 50,5 oranıyla gerçekleşti. 2024 Paris Oyunları'nda ise yüzde 50-50 sayısal eşitlik sağlandı.

Aslında süreç 1991'de yapılan düzenleme ile başlamıştı. Olimpiyat Şartı'na "cinsiyete dayalı ayrımcılık yapılmaması" ilkesi eklendi. Ayrıca Olimpiyat programına girmek isteyen yeni sporlar için kadın müsabakaları bulunmasını zorunlu hale getirildi.

Londra 2012 öncesinde IOC, kadın sporcu göndermemiş son üç ülke olan Suudi Arabistan, Katar ve Brunei ile "çok yakından" çalıştı. Sonuçta, Suudi Arabistan da kadın sporcu gönderince ilk kez her Ulusal Olimpiyat Komitesi en az bir kadın sporcu ile temsil edilmiş oldu.

IOC İcra Kurulu Mart 2020'de o tarihte, Yaz Olimpiyatları'na katılan her Ulusal Olimpiyat Komitesinin en az bir kadın ve bir erkek sporcu bulundurması gerektiğine karar verdi.

Şimdi, cinsiyet tartışmaları başka bir boyutta yürür oldu.

Hatırlanacağı gibi, 2024 Paris'te, boksta final umudumuz Esra Yıldız Kahraman, Lin Yu-ting ile karşılaşmış ve elenmişi. Taylandlı sporcunun, doğuştan kadın olmadığı, daha önceki uluslararası şampiyonalarda da dile getirilmiş, iddialar sonuçsuz kalmıştı. Oysa 2023 Dünya Şampiyonası'nda IBA, Lin Yu-ting ve Cezayirli Imane Khelif'i "uygunluk" gerekçesiyle diskalifiye etmiş etmişti. IOC, o döneme ait testleri ve süreci "keyfi" ve "gayrimeşru" bulduğunu açıklamıştı. Her iki sporcu da Paris 2024'te yer almıştı.