Yazar, üç yıl önce yazdığı 'Emniyetteki Ankara sırları' başlıklı yazısının gerçekliğinin şimdi iddianameler ve polis ifadeleriyle teyit edildiğini iddia ediyor; Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün yüksek seviyelerdeki siyasi uzantılarının gizlendiğini, ancak son gelişmelerle (İzzet Ulvi Yönter'in istifası, Murat Çelik'in açıklamaları) perde aralanmaya başladığını savunuyor. Peki, bu açıklamalar birer fırsat mı yoksa kontrollü bir açıklamacılığın parçası mı?
Tarih 14 Ekim 2023...
Bu köşede, 1997 yapımı "Los Angeles Sırları" adlı filmden esinlenerek "Emniyetteki Ankara sırları" başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Genelde romanlar ve gerçek olaylar filme uyarlanır, ben ise bir filmi köşe yazısına uyarlamıştım...
Nasıl uyarlamayayım ki O günlerde Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturması kapsamında Ankara Emniyeti'ndeki kritik birimlerde görev yapmış dokuz polis açığa alınmıştı zira.
Ve o yazımda şöyle demiştim; "Bir suç örgütünün Emniyet içerisinde uzantısı olur da siyaset içerisinde olmaz mı
Emniyet'ten gelen bilgilere göre, Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün ortakları arasında sadece üst düzey polisler yok. Kudretli siyasiler de var.
Soruşturmayı yürütenler yerel seçim öncesi soruşturmanın siyasete uzamasına izin verileceğinden şüphe duyuyorlar...
Sizin anlayacağınız, Ayhan Bora Kaplan soruşturması Ankara Sırları ile dolu..."
Bu yazımdan aylar sonraydı...
Gizli tanık Serdar Sertçelik'in iddiaları sonrası Ayhan Bora Kaplan operasyonunu yürüten Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat elik, Organize Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan, Organize Şube Müdürü Kerem Gökay Öner ile Organize Şube komiseri Ufuk Gültekin 9 Mayıs 2024'te görevlerinden alındı.
14 Mayıs 2024'te ise, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında iddialarla ilgili "Emniyet ve yargı içine yuvalanmış soysuz ve kripto çetelerin yeniden Türkiye üzerinde hesap yaptığı görülmektedir. 17-25 emniyet ve yargı ortaklı darbe girişiminin tekrarını planlayanlara boyun eğersek boyumuz devrilsin. Hepsini yaka paça içeri tıkmak da hukuk devletinin varlık ve şeref konusudur" dedi. (Ek iddianamede İzzet Ulvi Yönter'in Bahçeli'nin grup toplantısı konuşmasını hazırlarken yer vereceği belirtilen bölüm...)
MHP lideri Bahçeli'nin konuşmasından bir gün sonra da dört polis müdürü gözaltına alındı. Müdürler Murat elik, Şevket Demircan ve Ufuk Gültekin tutuklanmış, Kerem Gökay Öner adli kontrolle serbest bırakılmıştı...
Firari FETÖ'cü Cevheri Güven'e bilgi sızdırma iddiasıyla hazırlanan iddianamede üç polis müdürü Kerem Gökay Öner, Murat elik ve Şevket Demircan yer alınca, medyada ve sosyal medyada MHP'li isimler üç polis müdürünü FETÖ'cü olmakla suçladı.
Suç duyurusu dilekçesinde ise Cevheri Güven'in iddianamede sanık yapılan polis müdürü Murat elik'i MHP ile ilişkili olduğu iddiasıyla suçladığı yer aldı. MHP'lilerce FETÖ'cülükle suçlanan Murat elik FETÖ'cüler tarafından ise MHP'li olmakla suçlanıyordu.
Peki, Murat elik ve diğer polis müdürlerinin FETÖ ile ilişkisi var mıydı
MİT'in "Garson" kod adlı FETÖ mahrem sorumlusuna ait SD kartın şifrelerini kırarak ele geçirdiği, örgütün Emniyet teşkilatındaki gizli yapılanmasını gösteren listelerde FETÖ'cüler örgüt elemanı ve örgüte düşman polisleri fişlemişlerdi.
Kerem Gökay Öner ve Murat elik "F" olarak kodlanmış, Şevket Demircan ise "E" olarak kodlanmıştı.
E kodu; "Farklı hayat görüşü olan işini iyi takip eden ve hayatının hiçbir döneminde FETÖ ile ilgisi olmayan" kişileri, F'ler, "farklı hayat görüşünde olan, hayatının hiçbir döneminde FETÖ ile bağlantısı olmamış, FETÖ tarafından zararlı görülen, örgüte zarar verebileceği düşünülen" kişileri tanımlıyordu.

4