Önce Beşiktaş adına durum tespiti yapalım. Siyah-beyazlı taraftar ve camia aralık ayında takım lige havlu attığı için Ahmet Nur Çebi'yi gönderdi. Daha sonra Beşiktaş'ı aralık ayında yarışı bırakan takım olmaktan kurtaracağız diyerek yola çıkan Hasan Arat'ı yıprattı, görevi bırakmasıyla 1 yılı doldurmadan başkanlığa veda etti. Serdal Adalı geldiğinde ocak ayına yine umutsuzlukla girilmişti, bir iki transfer dönemiyle aralık ayında havlu atma sendromuna son verme vaadiyle geldi. Güven, zaman istedi ve Solskjaer'i gönderip takımın başına Sergen Yalçın'ı getirdi. Çebi, "Benim 1 şampiyonluğum ve bir kupam var'' diyerek teselli bulabilir. 11 ay başkanlık yapan Arat, "Şampiyonluğum yok ama bir Süper Kupam var'' diyerek kendini dillendirebilir. Ancak Adalı yönetimi, Sergen Yalçın'ın geldiği süre zarfında vadettikleri birçok hedefi pas geçti.
Yalçın televizyondayken üst perdeden konuştu. Solskjaer ve Bronckhorst'a, "Beşiktaş'ın büyüklüğünden haberleri yok" diye dem vurup yol gösterdi. Anlamlı bir nasihat vardır. 'Büyük lokma ye ama büyük

3