ALMANYA'da toplanan Münih Güvenlik Konferansı'nda yaşanan ikili görüşmeler...
Ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın'ın 2025-26 raporundaki küresel tespitleri... İki farklı düzlem gibi gözükse de...
Aralarındaki ortak nokta şudur:
MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın tespitleri ile,
Türkiye'nin konferanstaki stratejisine bakınca,
Dünyanın nasıl bir diplomatik markaj dönemine girdiğini,
Ve Türkiye'nin artık markaja uğrayan değil,
Barış ve adalet için markaj yapan bir ülke haline geldiğini örnekleriyle görüyoruz.
Nasıl mı
Anlatayım:
Önce, konferansa katılan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar'ın X hesabından yaptığı paylaşımların perde arkasına bakalım.
Sonra, MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın 2025-26 raporundaki tespitlerine.
ABD'Lİ GENERAL'E KÜRESEL UYARILAR
Hep merak ederiz. Bu tür konferanslarda ikili görüşmeler nasıl gerçekleşiyor
Haberin DevamıDüşünceler açık açık söyleniyor mu
Yoksa havadan sudan diplomasi mi yapılıyor
Akar'ın sözlerinden anlıyoruz ki açık açık söyleniyor.
İşte bir örnek:
Akar, ABD Afrika Kuvvetleri (USAFRICOM) Komutanı General Dagvin R. M. Anderson ile konuşuyor.
Gündem Afrika'daki güvenlik ve güç dengelerine gelince Akar şöyle diyor:
"Bakın bugün askeri gücünüz çok yüksek olabilir. Tankınız, topunuz, füzeleriniz gelişmiş olabilir. Ama herşey bundan ibaret değildir.
Düşünün ki Somali 361 yıl önce, Sudan 396 yıl önce Osmanlı'nın birer kazasıydı. Osmanlı donanması, 1538'de Hint Okyanusu'ndaydı. Yani bizim bu coğrafyada çok eskilere giden köklerimiz var. O nedenle yerel halka ve inisiyatiflere özen göstermek gerekiyor. Haklı olmak önemlidir. Buralarda birlikte hareket edelim. Adaletli olalım. Afrika'daki zenginliklere sömürge gibi bakılmasın. Yoksa kaos oluyor."
İBRAHİM KALIN'IN AFRİKA TESPİTLERİ
Ve MİT Başkanı'nın rapordaki sözleri:
"Ticaret savaşları küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken, rekabetin yansımaları Afrika kıtasında doğrudan hissedilmiştir. Darbe girişimleri ve iç çatışmalar nedeniyle siyasi istikrarsızlıkla mücadele eden Afrika Kıtası, küresel güçlerin hem hammadde hem de nüfuz alanı için yarıştığı en önemli jeopolitik satranç tahtalarından biri olma özelliğini 2025'te de sürdürmüştür."
Haberin Devamıİşte, Münih Konferansı'nda Akar'ın ABD'nin Afrika Komutanı'na söyledikleriyle,
MİT Başkanı Kalın'ın 2025 Afrika'sındaki küresel tespitleri böylesine örtüşüyor.
Bu aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye için geliştirdiği küresel bakıştır.
AKAR'IN GAZZE UYARISI
Hulusi Akar'ın konferansta yaptığı ikili görüşmelerden birisi de Norveç Maliye Bakanı ve NATO'nun önceki Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'leydi.
Çok ilginçtir ki konferanstaki en önemli oturumlardan birisinde konuşmacılardan hiçbiri Gazze'deki insanlık dramına değinmiyor. Oysa ikli görüşmesinde Akar, Stoltenberg'e aynen şöyle diyor:
"Ne yazıktır ki İran'daki olaylar için İran'a savaş açılıyor, ama Gazze'de 50 bin insan ölmüş burada çıt çıkmıyor."
Haberin DevamıNitekim toplantıda Stoltenberg şöyle diyor:
"Biz, Netanyahu'nun Batı Şeria'yı işgalini hiçbir şekilde kabul etmiyoruz."
MİT BAŞKANI KALIN'IN GAZZE TESPİTLERİ
Ve küresel vurgusuyla Kalın'ın sözleri:
"Gazze'de yılın ortasında arabulucu ülkelerin desteğiyle 60 günlük geçici ateşkes sağlansa da kalıcı barışın tesis edilememesi nedeniyle bölgedeki insani yıkım derinleşmiş; İsrail'in Lübnan, Suriye, Yemen, İran'ı da hedef alacak şekilde saldırılarını genişletmesi Ortadoğu denklemini kırılgan tutmaya devam etmiştir."
Münih'teki güvenlik konferansında Batı'dan gelen ve Gazze başta olmak üzere Afrika ve Ortadoğu'ya hâlâ "sömürgen bir bakış"ın geçerli olduğunu anlıyoruz.
Haberin DevamıTürkiye ise "diplomatik markaja" devam ediyor.
Devam edelim:
MÜNİH'TE F-16 GÜNDEMİ

20