Türk ordusundan NATO'ya örnek olacak kararlar

TSK, dünyadaki savaş alanlarından ders çıkararak NATO'dan bağımsız bir 'atak ordu' sistemi inşa ediyor—ama bu gerçekten NATO'ya karşı mı, yoksa NATO'nun içinde mi bir adım?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Rusya-Ukrayna ve Ortadoğu savaşlarından öğrenerek komando tugay sayısını artırdığını, drone ve insansız deniz araçlarıyla donatıldığını ve 2030'a yönelik yeni nesil savaş konsepti geliştirdiğini iddia ediyor. Bu iddiasını NATO'nun 'hantal' yapısına karşı TSK'nın stratejik atağını gösteren resmi açıklamalarla destekliyor. Ancak bu 'bağımsız sistem' gerçekten Türkiye'nin savunma kabiliyetini artırıyor mu, yoksa mevcut NATO yapısında yerleştirilmeyen bir 'paralel yapı' mı oluşturuyor?

Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nden önce...

ABD Başkanı Trump'ın NATO'yu zorlayan sözlerinden hemen sonra...

Avrupa'nın ABD'siz bir savunma için kendisini zorladığı günlerde...

NATO'nun en büyük ikinci ordusu Türk Silahlı Kuvvetleri'nden çok stratejik kararlar geliyor.

Önceki gün Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk'ün basın toplantısında gördüm.

İşte o cümleler:

"Bakanlığımız, harbin doğasında ve teknolojide meydana gelen değişimleri yakından takip etmektedir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz Rusya-Ukrayna çatışması ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrasında elde edilen tecrübeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda teşkilat yapısını sürekli olarak güncellemektedir. Bu çerçevede komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Kurulacak yeni komando tugaylarının mevcut teşkilat yapılarından farklı olarak güncel tehdit değerlendirmeleri ve harekât konseptlerine uygun şekilde modern bir anlayışla teşkil edilmesi planlanmaktadır."

Haberin Devamı

ATAK BİRLİKLER

MSB Basın Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Aktürk'ün verdiği bu bilgi, aslında TSK'nın yeni nesil savaş konsepti için verdiği refleksi anlatıyor.

Bu belki de NATO içinde ilk kez gerçekleşiyor.

Peki nedir bu stratejik değişiklik

Ankara'dan bazı yetkili isimlerle uzun sohbetler yaptım.

Çıkardığım sonuçları ve Tuğamiral Aktürk'ün verdiği bu stratejik bilginin ne anlama geldiğini şöyle özetleyebilirim:

HER SAVAŞ ALANI BİR LABORATUVAR

-TSK, şu anda dünyanın değişik bölgelerinde yaşanan savaş ve çatışma alanlarını birer laboratuvar olarak görüyor.

-Ve bu savaş alanlarındaki sonuçlara göre dersler çıkarıyor.

-Çıkarılan dersler, TSK'nın muharip yapılanmasına ve aksiyon sistemlerine göre değerlendiriliyor.

-Kara, hava ve denizde atak mobilize birlikler oluşuyor.

-Komando tugay sayıları artıyor.

PARAMOTORU DA MOTORSİKLETİ DE

-Daha hızlı hareket edebilen esnek, hızlı ve kabiliyeti yüksek komandoların yeni yetenekler kazanması gerekiyor. Mesela dronlar var. Komandoların artık dronlara karşı da mücadele edecek teknolojik bilgi ve birikime sahip olması gerekiyor.

Haberin Devamı

-Gerektiğinde daha hızlı hareket edebilecek tesisatlar oluşturuluyor. Komando artık yeri geldiğinde motosiklet kullanabilecek, paramotor kullanabilecek. Bunların eğitimi ve hazırlığı başlamış.

-Eski sistemlerden gelen iki tane komando tugayı vardı. Bolu ve Kayseri. Şimdi çok daha fazla tugaylar geliyor.

YALNIZ KARADA DEĞİL HAVA VE DENİZ VAR

Çıkarttığım özetlere devam edersem:

Yeni nesil savaş konseptinde yalnızca kara birlikleri ve artan komando tugayları yok.

-Özellikle Rusya-Ukrayna savaşında ortaya çıkan insansız deniz araçları (İDA). Yine Hürmüz Boğazı'nda ortaya çıkan İDA saldırıları.