2024 yılının Eylül ayında...
Barselona Stadı'nın ortasında... Dev vinç kulelerinin arasında...
Avrupa futbolunun mabedi Camp Nou'da... Yeşil saha yerine, toz, demir, çelik, beton yığınlarının içinde...
Camp Nou'yu yeniden yaratıp dünyanın ikinci büyük stadı haline getirecek olan Limak Onursal Başkanı Nihat Özdemir bana şöyle demişti:
"Bir hayalim var. Barselona- Real Madrid maçını 105 bin taraftarıyla izlemek."
O gün stat tam bir şantiye halindeydi.
Devasa iş makinaları. Kamyonlar. Beton makinaları. Çelik kuleler. Arı gibi çalışan mühendisler, işçiler.
Doğrusu bu kaotik manzara karşısında pek hayal edememiştim.
Ve aradan geçen 18 ay sonra yine Camp Nou'dayım.
Projeyi yürüten mühendis Reşit Yıldız karşılıyor bizi.
Limak'ın ikinci kuşağı orada. Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir'in yüzünde gururlu bir yorgunluk.
Haberin DevamıYönetim kurulu üyeleri Batuhan Özdemir ve Serdar Bacaksız şaşkınlığımı görüp gülüyorlar.
Ve dostluğumuzun her geçen gün büyüdüğü Nihat Özdemir...
Şaşkınım çünkü.
18 ay önceki demir, çelik, iş makinaları ve tozdan ibaret o şantiye hali gitmiş.
Pırıl pırıl. Rengarenk. Yeşilin kırmızıya, lacivertin morale dönüştüğü;
Muhteşem bir stat ortaya çıkmış.
Nihat Özdemir patronluğunun ötesinde;
İşine aşık bir mühendistir. Hocalıktan gelir. Nice mühendis yetiştirmiştir.
Ben o yemyeşil stada bakarken.
Ben Barça'nın lacivert kırmızı koltuk düzenini hayran hayran izlerken.
Özdemir stadın zeminini anlatıyor:
"Biliyor musun ki. Dün buraya müthiş bir yağmur yağdı. Ama bak tek bir damla kaldı mı Hayır. Çünkü sahanın merkezinden sağa ve sola, aynı zamanda iki kale tarafına da belirli bir oranda eğim verdik. Ayrıca bu çimlerin altında yaklaşık 1-2 metre drenaj, ısıtma ve soğutma sistemleri var. Çim ısısını sürekli ayarlayabiliyor."
Bizim sohbet henüz bitmişti ki;
Reşit Yıldız yaklaştı:
"Yarın derbi var. Aslında sahada bu kadar kalmamız bile mümkün değildi. İşte burası da Barselona takımının Box'u..."
Nihat Özdemir -Fatih Çekirge
ÜÇÜNCÜ KUŞAK GELİYOR
Haberin DevamıBarselona Stadı'nı gezerken bir şey dikkatimi çekiyor.
Sezai Bacaksız'ın oğlu Serdar da babası gibi işine âşık bir mühendis. Yapılanları anlatırken gözleri parlıyor. Rusya'da muazzam projeleri yönettikten sonra şimdi Dubai'de devasa bir metro inşaat zincirine başlıyor. Serdar ikinci kuşak. Ama yanımızda bir de oğlu Deniz var. Çok fazla konuşmayan ciddi bir genç.
Yürürken "Nerede okuyorsun" diye sorunca, yine büyük bir ciddiyetle "İngiltere'de mühendislik okuyorum" cevabını veriyor.
Ama o daha cevabı verirken ben Serdar'a dönünce; "İnanın bu kararda benim hiçbir katkım yok" diyor.
Limak'ın ikinci kuşaklarından iki kardeş Ebru ve Batuhan Özdemir'in de çocukları aynı yolda.
Haberin DevamıVe en önemlisi. Müthiş bir iş disiplinleri var.
Yani bu başarı öyle kolay olmuyor. Sabah 06.30'da işe başlayan Nihat Özdemir ve Sezai Bacaksız'dan da başka bir nesil beklemezdim zaten...
OĞLUMLA 'İKİ ÇEKİRGE' ANISI
Birçok okurum bilir.
Ben tenis ve yelken hayranıyım.
O nedenle oğlum Kuzey 6 yaşında başladı tenise. Ve 10 yaşında bir özel turnuvada Türkiye şampiyonu olunca Barselona'da Türkiye'yi temsil etti. Ve o kadar istekliydi ki. Orada bir tenis akademisinde okumak istedi. 12 yaşından beri orada yaşıyor. Tenis akademisini ve kolejini bitirdi. Müthiş bir çevre yaptı. İşte o gün Kuzey'le Camp Nou'da harika bir baba-oğul fotoğrafı çektirdik.
Yamal'ın

3