DEAŞ kamplarına Türkiye garantisi

1- İlk cümle şu:

-SDG/YPG'nin elinden Şam yönetiminin kontrolüne geçen DEAŞ kamplarının güvenlik garantisi Türkiye olabilir mi

Gelin olayları alt alta yazıp cevabı birlikte bulalım. SDG'nin "Bana burada hâlâ DEAŞ'la mücadele için ihtiyaç var" mesajı için El-Hol başta olmak üzere kontrolündeki DEAŞ kamplarını ansızın terk etmesi...

Yüzlerce DEAŞ militanının kaçması... Kayıtları yakması.

Almanya başta olmak üzere Avrupa merkezlerinde korku, endişe ve uyarıların peş peşe gelmesi...

Belki de SDG/YPG'nin sonunu getiren hatalar zincirinin son aşamasıydı.

16-19 Ocak günlerinde yaşanan bu olaylar üzerine ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın şu keskin sözleri:

"Böylece ABD–SDG ortaklığının dayanağı da değişti: SDG'nin sahadaki başlıca DEAŞ karşıtı güç olma işlevinin süresi büyük ölçüde doldu. Şam yönetimi artık güvenlik sorumluluğunu üstlenmeye hem istekli hem de muktedir durumda. Buna, DEAŞ tutuklularının bulunduğu cezaevleri ve kampların kontrolünün devralınması da dahil."

Haberin Devamı

Ve Başkan Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmesi.

Konu: Suriye'nin istikrarı ve DEAŞ.

Açıkça söylenmese de Trump'ın Suriye'deki istikrar ve özellikle DEAŞ'ın kontrolü için Türkiye'ye güvendiğini düşünebiliriz.

Perde arkalarındaki görüşmelerde,

Ankara'nın defalarca dile getirdiği "DEAŞ'la göğüs göğüse mücadeleyi yalnızca Türkiye yapıyor" sözleri elbette bugün etkisini gösteriyor.

2-MİT'İN SURİYE OPERASYONLARI

Hatırlayalım;

SDG/YPG'nin DEAŞ'la mücadeleyi ABD'ye karşı koz olarak en fazla kullandığı 2023 yılında Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, DEAŞ'a yönelik 122 operasyon düzenliyor. 426 terörist yakalanıyor.

Dahası var.

SDG/YPG'nin "DEAŞ'la Suriye'de yalnız biz mücadele ederiz" diye Avrupa ve ABD'yi kendine mecburmuş gibi gösterdiği bir dönemde,

MİT Başkanlığı, DEAŞ'a yönelik en önemli operasyonlarından birini gerçekleştiriyor.

DEAŞ liderlerinden Ebu Hüseyin el-Kureyşi, Suriye'de düzenlenen operasyonla etkisiz hale getiriyor.

Haberin Devamı

Dikkat edin MİT, operasyonu Suriye'de yapıyor. Bu durum elbette CIA ve Beyaz Saray'ın gözünden kaçmıyor.

Ve elbette Trump çevresinde ciddi bir etki yaratıyor.

İçişleri Bakanlığı'nın Türkiye sınırları içinde peş peşe yaptığı DEAŞ operasyonlarını, yakalanan yüzlerce teröristi de ekleyerek düşünürsek;

Tom Barrack'ın açıklaması çok daha net anlaşılıyor.

Barrack'ın mesajı net:

-SDG'nin ayrı bir silahlı grup olarak DEAŞ'la mücadele açısından "raf ömrü" dolmuştur.

Dahası,

Artık Esad gibi Putin ve İran'la aynı cephede olan bir Suriye yönetimi yerine Şara gibi ABD ve Avrupa ile anlaşan bir Suriye yönetimi var.

3-TÜRKİYE ETKİSİ

Başından beri SDG/YPG/PKK üçlemesine karşı Şara'nın yanında duran Ankara'nın bu tavrını buraya yazalım.

Haberin Devamı

Sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la ABD Başkanı Trump arasındaki dostluğu ekleyelim.

Trump gibi "pratik bir akıl" muhtemelen bu durumu şöyle yorumluyor:

"Türkiye, hem NATO hem de Müslüman coğrafyasında güçlü bir ülke. Suriye'nin yeni yönetimiyle de çok yakın ilişkileri var. Öyleyse DEAŞ kampları dahil, DEAŞ'la mücadele dahil her konuda Türkiye, Şam yönetiminin destekçisi ve yeri geldiğinde garantisidir.