Bütün bir ülkenin yeraltını düşündüğü an

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, BM'nin çaresizliğini öyle bir ülkede anlatıyor ki...

Buzlar, korkular ve kahramanlar ülkesi Helsinki'deyiz.

Sonra Stockholm.

Putin'in Ukrayna saldırıları Finlandiya'da öylesine derin bir korkuya dönüşmüş ki...

Bir büyükelçilik yetkilisi daha geçen hafta yaşanan şu olayı aktarıyor:

"Geçen cumartesi günü ani bir alarm verildi. Rusya'dan kaynaklı bir alarm. Okullar tatil edildi. Halk sığınaklara yöneldi. Bir anda bütün ülke durdu. Burada 5 milyon nüfusun sığacağı bir sığınak sistemi var."

Ben bu olayı "Bir milletin sığınaklara yöneldiği an" olarak yorumluyorum.

Bitmek tükenmek bilmeyen bir korku.

Rusya'nın saldırı korkusu.

Aynı korkuyu İsveç'te de görüyoruz.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, işte böyle bir "korku ikliminde" ders niteliğinde mesajlar veriyor.

Numan Bey konuşurken Fin Parlamento heyeti buz gibi bir sessizlikle izliyor.

Haberin Devamı

Gerçekler tane tane salona yayılıyor.

Örneğin Kurtulmuş'un şu sözleri:

"2014 yılında Kırım işgal edildiğinde ne yazık ki Avrupa, Kırım'ın işgaline ses çıkartamadı. Dolayısıyla görüne görüne bir işgal gerçekleşti. Kırım ilhak edildikten sonra Avrupa'nın bu sessizliği yüzünden Ukrayna'nın diğer bölgeleri de Rusya tarafından işgal edildi, ilhak edildi. Avrupa, sesini çıkaramadı. Avrupa, güvenlik zafiyetinin ne kadar açık olduğunu görmüş oldu. NATO'nun da Avrupa güvenliği bakımından yeterince güvenli bir koruma şemsiyesi olamayacağı ortaya çıkmış oldu."

Evet işte acı ve çarpıcı gerçek budur.

Dünyanın geldiği "Orman Kanunu" budur.

Kurtulmuş, bu gerçeği hem Helsinki'de hem Stockholm'de açık açık söylüyor:

"Hiç şüphesiz dünyadaki en önemli meselelerden biri çatışmaların ve gerilimlerin sürekli artırılması, artması ve dünyada bu gerilimleri, çatışmaları önlemeye müsait küresel bir sistemin maalesef ayakta kalmamış olmasıdır. Rusya'nın bu yayılmacılığının nasıl önleneceği konusunda küresel sistem çaresiz kalmıştır. Aynı şekilde İsrail'in Gazze'de üç yıla yakın bir süredir yaşlı, kadın, çocuk, kimsesiz insanlara karşı sürdürdüğü artık soykırım boyutlarında olan katliamlarını durdurmak için dünyanın gücü yetmemektedir."

Bu sözler elbette çok önemli.

Haberin Devamı

Ama söylendiği yer de en az mesajlar kadar önemli.

Ukrayna'nın işgaline sessiz kalan Avrupa'nın,

Yine Rusya korkusuyla sarsılan bir bölgesinde söyleniyor.
Avrupa'nın bugüne kadar güvenlik meselesini NATO'ya bıraktığını biliyoruz.

Bugün Finlandiya ve İsveç, NATO'ya girdiler.

Ama yeterli mi

Hiç sanmıyorum.

Nitekim Numan Bey, BM'nin de acizliğini bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor:

"Dünya sisteminin kurumları çökmüştür. Bu çatışmaları önlemekle görevli olan ve kuruluş metinlerine hepimizin gönülden bağlı olduğumuz Birleşmiş Milletler, açıkça ifade etmek gerekirse New York'ta bir ofisten öteye bir anlam taşımamaktadır."

TBMM Başkanı bunları söylerken hemen önümde oturan Finlandiyalı parlamenter kafasını sallayarak onaylıyor.

Haberin Devamı

Çünkü bu acı gerçeği şu anda en yakından onlar hissediyor.

EN AĞIR SORULAR

Ve Başkan soruyor:

"Allah aşkına bana söyler misiniz; Ukrayna'da yaşananları nasıl durduracaksınız Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde veto oyuna sahipken Ukrayna meselesinde Rusya'yı nasıl durduracaksınız Aynı şekilde Filistin'deki İsrail'in saldırılarını, sadece Gazze değil; Batı Şeria'da ve Lübnan'daki saldırılarını arkasında Amerika Birleşik Devletleri durduğu sürece nasıl önleyeceksiniz"