Riyad'a İran füzeleri düşerken, Körfez ve bölgenin 12 ülke dışişleri bakanları toplanıp bir bildiri yayınlıyor.
Özellikle Körfez ülkeleri, İran'ın saldırıları durdurması için bastırıyor.
İran açıktan uyarılıyor. Kınanıyor.
İran'ın vekil güçlerle Körfez ülkelerinin iç işlerine karışması, Arap ülkelerindeki bağlantılı milislere desteği kesmesi isteniyor.
Hepsi doğru.
İran yıllardır "devrim ihracı" adı altında Hizbullah ve Husi'leri kullandı. Kullanıyor. Körfez ülkelerinde, Irak'ta, Suriye'de karışıklıklar yarattı. Güç devşirdi.
Yıllar önce otomobil bagajlarında Türkiye'den kaçırdıkları muhalifleri hatırlıyoruz.
Bunlar doğru. Ama meselenin bir de başka boyutu var.
O da İran'a yapılan ABD ve İsrail saldırısıdır. İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar var.
Bildiride bu konuda tek satır yok.
Bu nedenle de bildiriye imza koyan Hakan Fidan eleştiriliyor.
Haberin DevamıAma diplomasi ince iştir arkadaşlar. Daha çok "arka kapı ve kulis" işidir.
Sonuç almak, kuyumcu titizliği ve sabır ister. Kestirip atamazsınız. Esnemenin yerini ve zamanını bileceksiniz.
Yeri geldiğinde bir adım geri çekileceksiniz.
Evet o söz doğrudur:
"İki adım sıçramak için bir adım geri çekilirsiniz."
Çok iyi biliyoruz ki,
Başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere Hakan Fidan, İsrail'in Siyonist saldırılarını defalarca en sert dille kınamış ve eleştirmişti.
Fidan bu toplantıdan "madem İsrail kınamıyorsunuz..." diyerek çekip gidebilirdi. Böyle bir çıkışla olayın şovunu yapar, büyük alkış da alırdı.
Ama hayır öyle yapmadı.
Niye yapmadı
İşte bu sorunun cevabı için bildirinin 6'ncı maddesine dikkat çekiyorum.
Şöyle diyor:
"6-Bakanlar, gelişmeleri izlemek ve ortaya çıkan meseleleri değerlendirmek amacıyla bu konudaki yoğun istişare ve koordinasyonu sürdürme kararlılıklarını teyit etmiş; ortak tutumların oluşturulmasını ve güvenlik, istikrar ve egemenliklerini korumak, İran'ın topraklarına yönelik hain saldırılarını durdurmak için gerekli meşru tedbir ve uygulamaların benimsenmesini sağlayacak şekilde çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etmişlerdir."
TARAFLARLA KONUŞABİLEN TEK ÜLKE
İşte iki önemli cümle:
Haberin Devamı"Yoğun istişare ve koordinasyonu sürdürme kararlılığı..."
Ve diğeri:
"...gerekli meşru tedbir ve uygulamaların benimsenmesini sağlayacak şekilde çalışmalarını sürdüreceklerini..."
Peki taraflarla yoğun istişareyi kim yapabilir
Daha toplantı sırasında İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile konuşan Hakan Fidan..
Körfez ülkeleri ve ABD ile yakın temas halinde..
Yani taraflarla konuşabilen bölgedeki tek ülke.
Eminim çözüm için bu "istişare vurgusu" da ağırlıklı olarak Fidan'dan gelmiştir.
Nitekim toplantının ardından Katar'a giden tek isim de o oldu... Ve muhtemelen yakında Tahran'la da bir temas olur. Bir siyasi şov yerine 6'ncı maddenin o bildiriye konması bir "diplomatik akıl"dır... Bekleyelim ve Fidan'ın çabalarını izleyelim..
Haberin DevamıBU CEVABI MİT BAŞKANI ACABA NASIL YORUMLARDI
İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, ABD Kongresi'nde soruları cevaplıyor.
Senatör Jon Ossoff soruyor:
"İran rejiminin yakın bir nükleer tehdit oluşturup oluşturmadığını açıklar mısınız"
Amerikan istihbaratının kraliçesi lafı dolaştırınca senatör kestirip atıyor:
"Tehdit oluşturuyor mu Evet mi, hayır mı"
Bu kadar keskin soruya Gabbard'ın cevabı:
"İstihbarat teşkilatının görevi, neyin yakın tehdit olup olmadığını belirlemek değildir."
Çok merak ediyorum:
"Acaba bu cevabı okuyan MİT Başkanı İbrahim Kalın

3