Bu karar ülkeye zarar verir, dönülmeli

Ekonomi sanki Özal öncesine dönme sinyalleri veriyor. Daha kapalı, daha kontrollü, kamu kontrolünde bir ekonomi. Bunun ilk adımı, ihracat gelirlerinin, yüzde 25'inin Merkez Bankası'na bozdurulması şartını getiren uygulama. Diyelim ki, 10 milyon dolarlık ihracat yaptınız. Ödemenizi aldınız, akreditifinizi çözdürdünüz. Bunun 2,5 milyon dolarını hemen Merkez Bankası'nda bozdurup TL'ye çevireceksiniz. İyi de bu nasıl olacak! Biliyoruz ki, Türkiye ihracatta ithalata bağımlı. Bunun oranı yüzde 80'in üzerinde. Deniz ürünleri ihracatında bile yemdi, ağdı, ilaçtı, motordu derken yüzde 80 ithalata dayalıyız. Bazı sektörlerde bu daha yüksek ama ortalama olarak 100 dolarlık ihracat yapmak için en az yüzde 80 oranında ithalat yapmalıyız. Tekstilde bile. Çin'den aldığın ham bezi, Avrupa'dan aldığın boya ile İtalya'dan aldığın emprime makinasında boyayacak, Almanya'dan aldığın dikiş makinasında, Çin'den gelen iğne ile dikecek, Almanya'dan gelen ütü ile ütüleyecek, Azerbaycan'dan gelen petrokimya ürünü ile yapılmış torbaya koyacak, Finlandiya'dan gelen kağıtla imal edilmiş koliye yerleştirecek, Almanya malı kamyona yükleyecek, Arap petrolü ile yurt dışına ulaştıracaksın. Hadi hepsini geçtik, ham kumaşı, boyayı ithal ederken, nasıl olacak da aldığın dövizin "şart" olarak Merkez Bankası'na bozduracaksın. O dövizin yüzde 80'ini zaten hammadde için yurt dışına yollayan ihracatçı ne yapacak! Bugün 13'ten Merkez Bankası'na sattığı dövizi yarın 14'ten geri mi almaya çalışacak Tabii ki, öyle olmayacak. Olacak olan şu. İhracatta çifte fatura dönemine geçilecek. Becerebilen, bir resmi bir de gayrı resmi fatura oluşturacak. Ya da yurt dışında bir aracı firma kuracak, ihracatı kendi firmasına düşük fatura ile yapacak, sonra dışardaki firması gerçek müşteriye gerçek faturayı kesecek. Kâr yurt dışında oluşacak, firmanın bulunduğu ülke kazanacak, Türkiye kaybedecek. Bunu yapamayan veya sektörü gereği yapamayan ise muhtemelen fabrikasını üretim tesisini yurt dışına taşıyacak. Bu yüzde 25 kararını iktidara kim aldırdı ise Türkiye'ye iyilik yapmamıştır haberi olsun. Bugünü belki kurtarırsınız ama tüm bir geleceği kaybettirirsiniz. Fedakarlık YAZARLAR 04.01.2022 - 11:48 Güncelleme: 04.01.2022 - 11:48 İktidar diyor ki, "Biz 1 yıl boyunca size destek olduk. Şimdi sıra sizde." Elektrikte, akaryakıtta artan fiyatlar, tütün ve alkollü içkide artan fiyatların "gerekçesi" bu. "Biz verdik sıra sizde." Bu yüzden sigarada ortalama yüzde 81 olan vergi yüzde 96'ya yükseliyor, alkollü içkide ortalama vergi yüzde 80'i buluyor. "Yerli ve milli rakı"nın fiyatı, İskoç viskisini geçiyor. İktidarın geçen yıl pek çok gelirinden vazgeçtiğini burada çok önce yazdık zaten. 2,5 dolarla dünyanın en pahalı akaryakıtı satan ülkenin, 0,80 dolara akaryakıt sattığını ve bunun sürdürülebilir olmadığını ilk yazan benim herhalde. Geçtiğimiz dönemde devletin 86 milyon artı 8 milyon göçmenden almadığı miktarın 165 milyar TL olduğunu öğrendik dün. Peki aynı dönemde başka nelerden "vazgeçmiş" devletimiz Mesela 3. Havalimanı'nın 2 yıllık kirasından vazgeçmiş. Her biri 1 milyar avrodan 2 milyar avro. Yaklaşık 30 milyar TL. Bu yoklukta, KÖİ projeleri için de fedakarlık yapmaya devam etmiş. Şehir hastanelerinde yüzde 80'e yakını 4 firmanın, yol ve köprü projelerinde yine yüzde 80 civarı 8 firmanın kontrolünde olan bu projelere de eğer bir artış olmadıysa bütçe rakamlarına göre 110 milyar TL ödeme yapılmış. Yine iktidarın açıklamalarına göre göçmenlere de yılda 3 milyar dolar harcandığını söyleniyor. Bu da yapar mı bir 39 milyar TL'lik fedakarlık. Gördüğünüz gibi fedakarlık hayli fazla. Siz buradan çıkarın konuyu. Ne demişler, "Lafın tamamı aptala söylenir." Bu köşenin düzenli okurlarının zekasından asla şüphem olmadı İkramiye devretmezse Milli Piyango batar YAZARLAR 04.01.2022 - 11:48 Güncelleme: 04.01.2022 - 11:48 Gazeteler her yılbaşı ertesi Milli Piyango çekiliş sonuçlarını yayınlardı. Habertürk'ü kağıda bastığımız dönemlerde çekiliş sonuçlarını okurlara ulaştırmak için 31 Aralık gecesi hummalı bir faaliyet olurdu gazetede. Ertesi gün tirajlar artar, herkes piyango sonuçlarını verdiğimiz ekten takip ederdi. Sonra tamamen dijital hale geldik. Bu kez de MP Yılbaşı Çekilişi sonuçlarını internet ortamında duyurmaya başladık. Şunu gördük yıllar içinde ilgi giderek azaldı. Milyonlarca kişinin baktığı sayfaların bakılma sayısı düştü. 1 Ocak gününün en çok okunan haberi olan çekiliş sonuçları merak edilmez oldu. Bunun en önemli nedeni Milli Piyango'ya olan güvenin azalması. Bunun faturasını Demirören Grubu'na kesiyorlar. Olabilir. Ama çöküş öncesinde başladı. Hatırlayacaksınız, daha Milli Piyango özelleştirilmeden bir yılbaşı öncesi