Kırılan zincırler

Yıl 1965.
Yer Milli Türk Talebe Birliği konferans salonu.
Üstad Necip Fazıl Kısakürek, çoğunluğu gençlerden oluşan büyük bir kalabalığa hitap ediyor..
Lafı dolandırmadan, milyonların içinde yanan o ateşi tek cümlede haykırıyor:
"AYASOFYA AÇILACAK..."
Sonra devam ediyor:
"Türk'ün bu vatanda kalıp kalmayacağından şüphesi olanlar, Ayasofya'nın da açılıp açılmayacağından şüphe edebilirler.
Ayasofya açılacak...
Hem de öylesine açılacak ki, kaybedilen bütün manalar, zincire vurulmuş masumlar gibi onun içinden fırlayacak...
Öylesine açılacak ki, bu millete iyilik ve kötülük etmişlerin dosyaları da onun mahzenlerinde ele geçecek...
Ayasofya açılacak!...
Bütün değer ölçülerini, tarih hükümlerini, dünyalar arası mahsup sırlarını, her iş ve her şey hakkındaki gerçek miyarları çerçeveleyici bir kitap gibi açılacak...
Ayasofya'yı, artık önüne geçilmez bu sel açacak...
Ayasofya açılmalıdır. Türk'ün bahtıyla beraber açılmalıdır..."

Bu konuşmadan 55 yıl sonra...

Ayasofya'nın zincirleri bir daha vurulmayacak şekilde kırıldı.
Sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kimsenin gösteremediği büyük bir iradeyi ortaya koydu ve Ayasofya'nın ibadete açılacağını, oranın bir CAMİ olduğunu ilan eden kararı imzaladı...
Tarih 10 temmuz 2020...
Bundan tam 6 yıl önce...
Ardından 24 Temmuz 2020 Cuma günü o yüce mabed, secdeye, tekbire, Kuran'a, namaza, ezana kavuştu...
Binlerce şükür...
Başbakan Adnan Menderes nasıl 'Türkçe ezan' garabetini kaldırıp, tekbirlerin yine bu ülkenin semalarında yankılanmasını sağlamasıyla yad ediliyorsa...
Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan