İnsanlar için ihtiyaçlarını dile getirmek ve onları temine çalışmak kadar tabiî bir durum yoktur.
Bütün dünyada ülkeler ve milletler "hak, hukuk ve adalet" talep ettiğine göre bunların eksikliğinin hissedildiği anlaşılır. Gerçek anlamda adalet tecelli etmiş olsaydı "adalet istiyoruz" diye insanlar meydana çıkar mıydı
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de ülke liderlerine hitap eden bir çağrısında dolaylı olarak bu meseleyi gündeme taşımış ve "İnsan haklarını görüşmelerinizin temel bir bileşeni haline getirin" demiş. (AA, 11 Hazira 2026)
Dünya genelindeki çatışmaların sivillere yönelik hayal edilemez zarar, acı ve yerinden edilmelere neden olduğunun altını çizen Türk, savaşların ekonomik ve çevresel sonuçlarının dünya genelinde yankılandığını, özellikle de savunmasız kesimler olmak üzere milyonlarca insanın günlük hayatını etkilediğini hatırlatmış.
"Gazze'nin ardından Lübnan'da da İsrail'in neden olduğu büyük bir yıkım yaşanıyor. Uluslararası toplum bu süreçte İsrail'i durdurmakta başarısız oldu. Bu konuda uluslararası topluma çağrınız nedir" sorusunu da cevaplayan BM Komiseri Türk, hesap verebilirliğin uluslararası gündemde çok daha üst sıralara taşınması gerektiğini, Gazze başta olmak üzere son dönemde yaşanan çatışmaların buna işaret ettiğini kaydetmiş. Türk ayrıca, "Hesap verebilirlik konularının siyasî gündemde çok daha üst sıralara taşınması ve ele alınması gerektiğini düşünüyorum. ünkü bu, yaşananlarla gerçekten yüzleşmenin tek yoludur. Sadece belgelemek ve raporlamak değil, aynı zamanda korkunç ihlallerde bulunanların hesap vermesini sağlamak da önemli" diye konuşmuş.
Bu arada Avrupalı eski liderlerden AB'ye İsrail'e karşı yaptırım çağrısı yapılmış ki bu çağrı da temelinde "adalet çağrısı" olarak yorumlanmalıdır. "AB'nin Filistin'de İsrail'in yasa dışı uygulamalarına göz yummayı bırakmasının zamanı geldi" başlıklı yazıda, AB'nin uluslararası hukuk üzerine kurulduğu ve Birlik üyesi ülkelerin AB yasaları ile uluslararası anlaşmalara bağlı olduğu hatırlatılmış. (İsimleri bir yana bırakılacak olsa da) Eski İsveç Başbakanı, eski İrlanda Başbakan, eski Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, eski Avrupa Parlamentosu Başkanı ve eski Almanya Dışişleri Bakanı'nın da aralarında yer aldığı üst düzey Avrupalı isimler, ortak görüş yazısına imza atmış.

15