İslâm dünyasının eli ve kolu bağlı şekilde Gazze'de yaşananlara seyirci kalmış olması 'kıyamet alâmeti' değilse nedir
Elbette her ülkenin ve bilhassa ülkemizin ciddi ekonomik ve siyasî sıkıntıları vardır. Ancak bir İslâm beldesindeki ve hükmen 'komşumuz' olan Gazze'de yaşananlara karşı ilgisiz kalmak da mümkün değil. Hiçbir şey yapamayan, zalimlere karşı itiraz etmeli ve "buğz" etmeli değil mi İslâm ülkelerinin kendi bünyelerinde yaşadıkları sıkıntılar, Gazze'yi unutmayı mazur gösteremez.
Gazze'deki Hükümet Medya Ofisi, İsrail'in soykırım saldırıları ve yıkımları sebebiyle evsiz kalarak çadırlara sığınan yüz binlerce Filistinlinin, (bir daha okuyalım: yüz binlerce insan) kış mevsiminin yaklaşmasıyla büyük bir insanlık felaketiyle karşı karşıya olduğunu bildirmiş. (aa.com.tr, 23 Eylül 2026)
Açıklamanın ayrıntısında şu bilgiler paylaşılmış: "İsrail ordusunun 8 Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü sistematik saldırılar ve altyapı yıkımı sebebiyle yerinden edilen Filistinlilerin barınma şartları gün geçtikçe ağırlaşıyor. Gazze'deki Hükümet Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail es-Sevabite yaptığı açıklamada, 'Yerleşim ve nakil kampındaki incelemelerimiz, Gazze genelinde ailelerin sığındığı 270 bin çadırdan 162 bininin tamamen yıprandığını ve kullanılamaz hale geldiğini gösterdi' dedi. Sevabite, çadırların yüzde 60'ının acilen yenilenmesi gerektiğini vurgulayarak, 'Bu çadırlar rüzgâra, yağmura ve dondurucu kış soğuklarına karşı en temel korumayı bile sağlayamıyor. Bu durum özellikle çocukları, kadınları ve hastaları ciddi hayatî tehlikelerle baş başa bırakıyor. Barınma krizine acilen müdahale edilmezse, yaklaşan kış mevsimi Filistinliler için tam anlamıyla felaket olacak' uyarısında bulunarak uluslararası topluma ve insanî yardım kuruluşlarına Gazze'ye çadır ve kışlık yardım malzemesi sokulması için harekete geçme çağrısı yaptı."

16