Amerika ve İsrail'in el ele verip İran'a saldırması sonrasında ilk günkü suskunluk nispeten geride kalırken "uluslararası hukuk ve kurallar"ı hatırlatanlar çoğalmaya başladı. Elbette Amerika'nın gücü karşısında "başına bir iş gelmesin" diye susanlar olsa da itiraz edenler de var.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in itirazı, başka ülkelere ve liderlere de örnek olabilir. Sanchez sosyal medyada yaptığı paylaşımda şunları yazmış: "ABD ve İsrail'in tek taraflı askerî eylemini reddediyoruz; bu, gerilimi tırmandırıyor ve daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunuyor. Aynı şekilde İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerini de reddediyoruz. Orta Doğu'da uzun süreli ve yıkıcı bir savaşa daha tahammül edemeyiz. Derhal gerilimin azaltılmasını ve uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesini talep ediyoruz. Diyaloğu yeniden başlatmanın ve bölge için kalıcı bir siyasî çözüm elde etmenin zamanı geldi." (www.spainenglish.com, 1 Mart 2026)
ABD'de Demokrat Partili Kongre üyeleri de ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırıları Kongre'ye danışmadan başlatmasına tepki göstermiş. Silahlı Hizmetler Komitesi üyesi Senatör Tim Kaine, Fox News'e verdiği demeçte, ABD'nin İran'a yönelik askerî harekâtını "yasa dışı bir savaş" olarak nitelendirdi. Kaine, İran'ın ABD'yi vurabilecek kapasitede füzelere sahip olmasının uzak bir ihtimal olduğunu savunarak, Trump'ın "acil tehdit" iddiasının gerçeği yansıtmadığını söylemiş.
Beyaz Saray'ı eleştiren Kongre üyeleri, ABD ile İran'ın, saldırılardan yalnızca iki gün önce İran'ın nükleer programına ilişkin diplomatik görüşmeler yürüttüğü ve bu hafta yeni temaslar konusunda mutabakata vardığına da dikkat çekmişler. (ankahaber.net, 1 Mart 2026)

3