Gazze'de zulüm ne zaman durur

İsrail'in Filistin'de ve Gazze'de yaptığı zulmün haddi ve hesabı yok. Her ne kadar son 2 yılda bu zulüm ve katliam katmerleşmiş olsa da, yarım asırdan fazla bir süredir Filistinliler dünyanın gözü önünde zulüm ve haksızlıklara maruz kalmaktadırlar.

Filistin'de ve Gazze'de zulmün durması, "Zulüm dursun, katliam sona ersin, İsrail'i kınıyoruz" diye açıklama yapan ülkelerin bu sözlerinin ardında kararlılıkla ve cesaretle durmasına bağladır. Yoksa sadece kulağa hoş gelen açıklamalar yapılmaya devam eder ve İsrail'e siyasî ve ekonomik müeyyideler uygulanmazsa maalesef bu zulüm sona ermez.

"Gazze'de ateşkes sağlandı, barış oldu" gibi bir hava yayılmış olsa da gerçek anlamda bir ateşkes ve barıştan bahsetmek mümkün değil. ünkü kanun ve kural tanımayan İsrail, keyfince her haksızlığa imza atıyor. Düşünün ki BM ve ona bağlı kurumların çalışmalarına dahi engel oluyor. Böyle bir durumda 'barış'tan nasıl bahsedilecek

Gazze'deki 'ateşkes'e garantör olan devletlerin İsrail'in yaptığı zulümlere seyirci kalması da ayrı bir trajedi. Kamuoyu da "Gazze huzura kavuştu" şeklinde bir kanaate sahip olunca İsrail daha fazla keyfî hareketler yapıyor. Bu noktada Avrupa kamuoyunun daha dikkatli olduğu dahi söylenebilir. Pek çok Avrupa ülkesinde İsrail'i kınayan yürüyüşler ve açıklamalar yapılmaya devam ediyor.

Erzurum'da da hekim ve sağlıkçılar, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto etmek maksadıyla 116. haftada da "Sessiz Yürüyüş"lerini sürdürmüşler. Grup adına açıklama yapan Prof. Dr. Naci Ceviz, 116. kez dünyanın sustuğu yerde insanlığın ölmediğini haykırmak, Filistin'in, Gazze'nin ve tüm zulüm gören mazlumların gür sesi olmak için toplandıklarını söylemiş. Prof. Dr. Ceviz şöyle devam etmiş: "Yeryüzünde tek kişi kalsak bile Gazze'yi ve mazlumları konuşmalı, onlar için dua etmeli ve elimizden geldiğince onlara yardım göndermeliyiz. Unutmayalım hepimiz güvende değilsek hiçbirimiz güvende değilizdir. Bugün tavır koymazsak, yarın bizim için ağlayacak kimse bulamayız. İşte bunun için Gazze'de yapılan zulmü unutmayacağız." (AA, 31 Ocak 2026)