3 Kasım 2026 tarihinde Amerika'da yapılan 'ara seçim'ler haklı olarak bütün dünyanın gündemini meşgul ediyor. Amerika'daki bu seçimleri konuşmayı "Amerikan tavukları kaç tanedir" sorusunun cevabı kadar "gereksiz" bulmak da mümkündür.
Fakat aynı zamanda bu seçimlerde pek çok "ilk"in yaşandığı da bir gerçek. Mesela, 42 yaşında, Mısırlı göçmen bir ailenin çocuğu ve mesleği doktorluk olan Abdul El-Sayed, Michigan'da Senato seçimini kazanarak ABD'nin ilk Müslüman senatörü olmuş. Abdul El-Sayed hakkında farklı değerlendirmeler yapanlar olsa da ABD'nin İsrail'e verdiği desteği eleştiren bir siyasî çizgiye sahip olması dikkat çekiyor.
ABD seçimlerinde Trump'ın partisinin hezimete uğradığı noktasında ittifak var. Hatta Trump bile yenilgiyi kabul edip, bir bakıma Demokratlarla uzlaşarak ülkeyi idare edeceğini daha ilk günlerden ilan etti. 1988'den beri Teksas'ta Senato seçimlerini kazanamayan Demokratlar, bu seçimde eski öğretmen ve ilahiyat eğitimi almış bir siyasetçi olan James Talarico ile Teksas'da bile kazanmış durumda. Talarico'nun Demokrat Parti içinde yükselen yeni kuşak siyasetçilerden biri olduğu ve 2028 başkanlık seçimlerinde aday olma ihtimali bulunduğu söyleniyor.
Amerika'daki seçim sonuçlarını değerlendiren bir uzman, "ABD Trump'u kustu" demiş ki dikkat çekici bir yorum olarak görülebilir. Texas'daki seçimi kazanan demokrat aday Talarico'nun zafer konuşması da önemli. Konuşma şöyle özetlenmiş:
"...birbirimizin boğazına sarılmamızı istiyorlar. Nasıl aynı olduğumuza değil, nasıl farklı olduğumuza odaklanmamızı istiyorlar. Yukarıya, kendilerine bakmak yerine sola ve sağa, birbirimize bakmamızı istiyorlar.
"Bu ülkedeki gerçek mücadele sağ ile sol arasında değildir. Yukarıdakiler ile aşağıdakiler arasındadır. Tepedeki insanlar bizi öfkeli ve bölünmüş tutmak için çok çalışıyorlar çünkü bizim birliğimiz onların servetine ve gücüne bir tehdittir.
"Tepedeki insanlar bizi partiyle, ırkla, cinsiyetle, dinle, kültürle bölüyorlar ki ceplerimizi boşalttıklarını fark etmeyelim.
"Birbirimize düşürülmekten yorulduğumuzu söylemek sanırım yanlış olmaz. Birbirimizden nefret etmemiz gerektiğinin söylenmesinden bıktık.

17