Bir yarayı sarmak 15 yıl sürer mi

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen "Kahramanmaraş depremleri"nin yıldönümü olması sebebiyle depremler ve alınması icap eden tedbirler konusu gündemi meşgul ediyor. Türkiye'yi idare edenler 3 yıl önceki depremin yaralarının tamamının sarıldığını söylerken, bazı depremzedeler de sıkıntıların sona ermediğini beyan ediyorlar.

Elbette 10 ilde ciddi tahribat yapan depremin büyüklüğü ve meydana gelen yıkım hafife alınamaz. Dolasıyı ile bu büyük yarayı sarmak da kolay değil. Ancak gerçek neyse onu beyan etmek icap eder. Neticede bu yaralar milletin vergileriyle, toplanan paralarla yapılıyor ve zaten öyle de yapılmalıdır.

Kahramanmaraş depremi konuşulurken, 15 yıl önce yaşanan Van depreminin de yaralarının tam olarak sarılamadığıyla ilgili haberler duyuldu. Van'da 2011 yılında yaşanan Erciş ve Edremit merkezli depremlerin üzerinden tam 15 yıl geçti, ancak pek çok depremzede hâlâ kalıcı konutlarına kavuşamadı. Konteynerlerde hayatını sürdüren vatandaşlardan (biri), "Hiç kimse halimizi görmüyor. Devletten yardım istiyoruz. Yani ev istiyoruz. Bu durumda kim yaşar Herkes gelip geçiyor. Seçime yakın bize gelenler, 'tandır yapacağız, ev yapacağız' diyorlar. Seçim bitiyor kimseden bir ses çıkmıyor. Bizi görmüyorlar" demiş.

Haberde şu bilgiler de var: "Resmî rakamlara göre, şehirdeki 31 bin 870 konut, 8 bin 849 işyeri ile 9 bin 602 ahır ağır hasar gördü, 18 bin 181 konutun da orta hasarlı olduğu tespit edildi. Yıllar içinde konteynerler yavaş yavaş kaldırılırken Tuşba ilçesine bağlı Seyrantepe Mahallesi'ndeki konteyner kent 15 yıldır olduğu yerde duruyor ve 80'yi aşkın aile hâlâ burada yaşıyor. Konteyner kent yaşayanları kendilerine bir el uzatılması için bir kez daha yetkililere çağrılarını tekrarladı. (Bir vatandaş) 'Depremden beri buradayız. Depremin üzerinden 14-15 yıl geçti. Burada mağdur çok. Gördüğünüz gibi her yer su, çamur, böyle evlerimize giriyor. Küçük kızım 14 yaşında ben 15 yıldır bu konteyner kentte yaşıyorum. Benim evim bu civarda depremde yıkıldı. Engelli hastam olmasına rağmen tapuyu alıp götürdüm kimse bize ev vermedi. Biz de başımızı sokacak bir yuvamız olsun, bir sıcak bir evimiz olsun istiyoruz. Soğuk, elektrikle ısınıyoruz. Yani bir anne olarak çok çaresizim. Gerçekten mağdurum, çaresizim. Bir gelirimiz yok, bir imkânımız yok. ocuğumuza hiçbir şey sunamıyoruz. Gerçekten zor durumdayız." (ankahaber.net, 7 Şubat 2026)