Ah liderler, vah liderler...

Türkiye'nin ve dünyanın gündemi mecburî olarak ABD ve İsrail ikilisinin İran'a saldırısına kilitlenmiş durumda.

İnsanlar merak saikasıyla neler yaşandığını öğrenmek istiyorlar. Elbette bu savaştan daha büyük bir "ebedî hayatı kazanma veya kaybetme savaşı" her insanın başına açılmış, ancak cazibedarlığı sebebiyle çoğu insan "başkasının savaşı"nı merak ediyor.

Savaşın ya da saldırının ne zaman sona ereceğini tahmin etmek kolay değil, ancak velev ki yakın zamanda bitse bile bu savaşın ekonomik, siyasî ve sosyal etkilerinin uzun süre dünyayı meşgul edeceğini söylemek mümkün. Belki başka savaşlar da öyleydi, ama Amerika ve İsrail ikilisinin İran'a saldırısı bilhassa dünya ekonomisi üzerinde kalıcı tesirler bırakmaya adaydır.

Bu savaş vesilesiyle bir defa daha görüldü ki "adil idareciler"in iktidarda olmaları hem o ülke, hem de dünyanın diğer ülkeleri için avantajdır. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in savaş sonrası ortaya koyduğu tavır buna güzel bir misal oldu. Sanchez, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Bize destek ol" mealindeki çağrılarına olumsuz karşılık verdi ve iki ülkenin uluslararası hukuku nazara almadan, tamamen keyfî bahanelerle İran'a saldırılarına karşı çıktı. Trump'ın her defasında "eleştiri" dozu biraz daha artan çağrılarına rağmen Sanchez geri adım atmadı ve doğru tavrında sebat etti. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in bu tavrı dünya genelinde takdir gördü ve Sanchez bir bakıma "alkışlanan lider" oldu.

Başka zaman ve başka konularda "yanlış yerde" duran bazı liderler de ABD ve İsrail ikilisinin İran'a saldırısı konusunda "doğru yerde" durdu ve bu savaşın yanlış bir savaş olduğunu söylediler. in ve Rusya gibi ülkelerin bazı bakanları bu noktada isabetli tavırlar ortaya koydu. Elbette daha önce yanlış çok kere yanlış kararlar alan ve insanlık aleyhine işler yapanların İran'daki savaş konusunda isabetli hareket etmeleri onları temize çıkarmaz. Fakat insanlar "İslâm dünyasındaki liderler"in de hem cesur, hem de akıllı ve akılla hareket etmelerini temenni ediyor. İslâm ülkelerinde yaşayan milyonların, çoğu zaman "yanlış yerde" duran liderleri alkışlamak durumunda kalması garip bir tecelli değil mi