Adaleti kim koruyacak

Dünya, bir bakıma savaş taraftarlarıyla barış taraftarlarının 'kavga'sına sahne oluyor.

Esasında sulhun, barışın esas olduğu ve barış şartlarında İslâm'ın daha iyi tanınıp yayıldığına dünya tarihi de şahittir. Bu bakımdan Müslümanların umumî anlamda barıştan yana olması icap eder ve beklenir.

Buna rağmen "savaş taraftarı" olan dindarlar da vardır. Onlara göre İslâm'a teslim olmayanları savaşlarla "yol"a getirmek mümkün olur. Oysa kalben ikna olmadan, kuvvet yoluyla ya da zorla Müslüman olmak tavsiye edilen bir durum değildir. Bu yol Allah muhafaza "münafık"ların sayısını artmasına sebep olur.

Başka bazı ülke idarecileri gibi Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo da yaptığı bazı açıklamalarda ağırlıklı olarak "barış" hatırlatması yapar. Bu çağrıların ne ölçüde samimîolduğu ya da icraatlarla desteklenip desteklenmediği ayrı bir konu, ancak her şeye rağmen barış çağrılarının dile getirilmesi yine de isabetlidir. Keşke İslâm alemindeki idareciler de her fırsatta barış çağrıları yapıp bu yönde adımlar atabilse.

Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, Roma Sapienza Üniversitesine ziyareti esnasında ayrıca adalet hatırlatması da yapmış. Akademisyen ve öğrencilere hitap eden Papa 14. Leo, çarpıtılmış sistemlerin ve baskıların gençlerin acı çekmesine yol açtığını belirterek, insanların sayılardan, rekabetten ve algoritmalardan ibaret olmadığını söylemiş.

Papa 14. Leo, "Son bir yılda dünyadaki ve özellikle Avrupa'daki askerî harcamalarda çok büyük artış oldu. Gerilimleri ve güvensizliği artıran, eğitim ve sağlığa yapılan yatırımları azaltan, diplomasiye güveni boşa çıkaran ve ortak iyiliği umursamayan elitleri zenginleştiren bir silahlanma, 'savunma' olarak anılmamalıdır" demiş.