Faruk Çakır

Yeni Asya

İlla hukuk, yine hukuk

Az gittik, uz gittik; dere tepe düz gittik ve millet olarak bir defa daha gördük ki "hak, hukuk ve adalet" olmadan zenginlik de olmaz, yabancı yatırımcı da gelmez, memlekette huzur ve sükun da olmaz.Bu defa 'hukuk olmadan asla' anlamına gelen tespiti bir işadamı yapmış. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı

Siyasette bir gün

Türkiye'de gündemin çok sık değiştiğinden haklı olarak şikâyet ederiz.Gerçekten de gündem o kadar hızlı değişiyor ya da değiştiriliyor ki "Her gün bir gündem" demek bile yaşananları ifade etmeye yetmiyor. Onun yerine "Sabah bir gündem, akşam başka bir gündem" denilse yeridir. Ülkemizde yaşanan sıkıntıları aşmanın yolu "adaleti hâkim kılmak"la mümkü

Mikail Yaprak Ağabeyin ardından

Geçirdiği bir beyin kanaması sonrası uzun süreden beri tedavi görmekte olan gazetemiz Yeni Asya'nın yarım asırlık yazarı, şair ve eğitimci Mikail Yaprak ağabeyimiz de dünya imtihanını tamamlayıp ebedî âleme göçtü.Bu vesile ile başta ailesi ve yakınları olmak üzere hepimizin başı sağ olsun, geçmişlerimize Allah'tan rahmet ve mağfiret diliyoruz. Mika

"Güvenilir Muhammed"in (asm) ümmeti ne hâlde

Ekonomik ya da siyasî krizleri haklı olarak çok konuşuyoruz, ama esasında konuşulması gereken başka bir kriz var: Ahlâk ve güven krizi.Son sözü en başta söylemek mümkün: En emin ve en güvenilir bir peygamberin, Hz. Muhammed'in (asm) ümmetinin bugün içinde bulunduğu 'güven bunalımı güvenin kaybedilmiş hâli' tek başına 'kıyamet alameti' değil mi İslâ

İsraf değil bereket ayı

Ramazan en başta dua ve ibadet ayıdır; ama aynı zamanda bereket ve bolluk ayıdır denek de mümkün.Bu bakımdan her zaman israfa karşı durmak lazım, ama bilhassa Ramazan ayında israfa yol açacak her türlü yolun kapanmasında fayda var. Otel ve toplu yemek verilen yerlerde iktisada tam olarak uyulmadığını da hatırlatmak icap eder. Ayrıca böyle yerlerde

Bizimkiler AB'yi istiyor mu ki

Polonya Başbakanı Donald Tusk'un ülkemize gerçekleştirdiği ziyaret vesilesiyle Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik konusu yeniden gündeme gelmiş oldu.Polonya Başbakanı Tusk, "Türkiye'nin AB üyesi olmasını istiyoruz" demiş ve bu konudaki çalışmalara destek olduklarına dikkat çekmiş. Donald Tusk, Türkiye ile ülkesinin, tarihlerinde verdiği "bağımsız

Dünyada ve bizde

Dünya bir köy hâline geldiğine göre, başka ülkelerde yaşanan gelişmelerin bizi etkilememesi mümkün değil. Bir bakıma 'kelebek etkisi' söz konusu. Yani başka bir kıt'ada kelebek kanat çırpsa, bizde fırtına olması mümkündür.Ekonomik meseleler de böyledir. Dünyada kriz varsa, doğrudan ya da dolaylı olarak bizi de itkiler. Nitekim salgın döneminde bütü

Varil varil petrol...

Türkiye için enerji, zor elde edilen, pahalı ve büyük ölçüde dışarıya bağımlı olduğumuz bir sektör.Kısmen haklılık payı olmakla birlikte Türkiye'yi idare edenler yaşanan ekonomik krizlerle ilgili olarak bütün kabahati, 'ülkemizin petrol zengini olmaması'na bağlar. Bir bakıma şöyle derler: "Türkiye petrol zengini olmuş olsa hiç bir sıkıntımız kalmaz

"Korkma" diyebilmek...

Bugün, "İstiklal Marşı"nın "millî marş" olarak kabul edilmesinin yıldönümü.Hatırlanacağı üzere Millî Mücadele'nin devam ettiği sırada bir "millî marş" yazdırılması için yarışma açılmış ve yarışmaya katılan yüzlerce şiir arzu edilen ölçüde kabul görmemişti. Neticede merhum Mehmed Akif'den de bir şiir yazarak yarışmaya katılması istenmiş, o ise yarış

Zalimin yanında durma!

Bu defa da Kudüs'ten gelen bir haberi 'güzel haber' olarak görüp yeniden hatırlatmakta fayda var.Çünkü Kudüs Rum Ortodoks Patrikhanesi Sebastia Başpiskoposu Atallah Hanna, alnına 'haç işareti' çizerek kamuoyunun karşısına çıkan ve bir bakıma "İsrail'den daha İsrailci" tavrı takınan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yu ciddî ve temelden eleştirmiş.