Yeni jeopolitik eksen: Rusya, Çin ve İran

Ukrayna savaşı artık yalnızca Avrupa'nın doğusunda süren bir cephe savaşı değil. Karadeniz'den Hazar Denizi'ne, İran'dan Tayvan Boğazı'na kadar uzanan daha geniş bir güç mücadelesinin laboratuvarına dönüşmüş durumda. Rusya, Çin ve İran arasında NATO benzeri bir kolektif savunma antlaşması bulunmuyor. Buna rağmen enerji, silah, teknoloji, lojistik, istihbarat ve askerî eğitim alanlarında giderek yoğunlaşan bir iş bölümü ortaya çıkıyor. Bu ağın önemi, tarafların aynı anda savaşa girmesinden değil, birbirlerinin açıklarını kapatmasından kaynaklanıyor.

Ukrayna'nın Hazar Denizi'nde İran'a ait ticari bir gemiyi vurması, savaşın coğrafi sınırlarının ne kadar genişlediğini gösterdi. İran saldırıda bir denizcinin öldüğünü, bir kişinin yaralandığını açıkladı ve Ukrayna'nın diplomatik temsilcisini Dışişleri Bakanlığına çağırdı. Kiev ise olayın İranlı sivilleri hedefleme amacı taşımadığını savundu; buna karşılık Tahran'dan Rusya'ya verdiği desteği sonlandırmasını istedi. Zelenski yönetimi, Hazar'daki bazı gemilerin İran bağlantılı askerî yüklerin Rusya'ya taşınmasında kullanıldığını ileri sürüyor. Böylece İran, Ukrayna açısından yalnızca Rusya'ya drone sağlayan uzak bir ortak değil, savaşın lojistik zincirinin parçası hâline geliyor.

Rusya ile İran arasındaki yakınlaşma da artık geçici bir savaş ortaklığının ötesinde. Ocak 2025'te imzalanan ve Ekim 2025'te yürürlüğe giren Kapsamlı Stratejik Ortaklık Antlaşması; savunma, enerji, ulaşım, finans, siber güvenlik ve yaptırımlara karşı iş birliğini kapsıyor. Ancak bu metin NATO'nun 5. maddesine benzeyen otomatik bir askerî yardım yükümlülüğü getirmiyor. Dolayısıyla Moskova-Tahran hattı bir savunma ittifakından çok, Batı baskısına karşı kapasite paylaşımıdır. SIPRI'nin 2026 tarihli silah transferleri değerlendirmesine göre Rusya'nın 2021-2025 dönemindeki ithalatları arasında İran'dan alınan tek yönlü saldırı dronları ve çeşitli füzeler de bulunuyordu. Rusya aynı dönemde Kuzey Kore'den topçu mühimmatı ve füze sistemleri temin etti. Bu tablo Rusya açısından önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Sovyetler Birliği'nin mirasçısı ve dünyanın en büyük silah üreticilerinden biri olan Rusya, Ukrayna savaşıyla birlikte İran ve Kuzey Kore gibi ülkelerden sistematik askerî tedarik yapan bir ülkeye dönüştü. Buna karşılık İran da Rusya'dan savaş uçağı, hava savunma sistemi, radar ve sensör teknolojisi elde etmeye çalışıyor. SIPRI'ye göre İran'ın 2015-2019 dönemindeki büyük silah ithalatının yüzde 98'i Rusya'dan sağlandı; 2020-2024 döneminde ise Rusya İran'ın tek büyük silah tedarikçisi oldu.

Yani ilişki tek yönlü değil. İran Rusya'ya ucuz, seri üretilebilir ve sahada etkili drone kapasitesi sağlıyor; Rusya ise İran'a daha ileri düzey hava savunma, uçak ve sensör teknolojisi sunuyor.

Çin ise bu yapının en güçlü ve en sabırlı aktörü. Batı uzun süre Çin'den Rusya'ya giden motor, elektronik ve çift kullanımlı parçaları tartıştı. Şimdi endişe ters yönde büyüyor: Rusya'nın Ukrayna'da edindiği gerçek savaş tecrübesi Çin'e aktarılıyor. Avrupa istihbaratına dayandırılan bilgilere göre Çinli askerler 2024'ten itibaren Volgograd yakınlarında drone kullanımı, şehir savaşı, siper çatışmaları, mayınlama ve sahra tıbbı eğitimi aldı. Çin'in 1979'daki Vietnam çatışmasından bu yana büyük ölçekli savaş deneyimi bulunmuyor. Bu nedenle Rusya'nın cephede öğrendiği her ders, Pekin için Tayvan senaryosunda paha biçilmez bir veri anlamına geliyor.

Rusya-Çin ilişkisindeki dönüşüm ise daha kapsamlı. İki ülkenin 2024 yılındaki ticaret hacmi 244,8 milyar dolara ulaştı. Bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 1,9'luk artış anlamına geliyor ve yirmi yılı aşkın sürede yaklaşık 48 katlık bir büyümeyi ifade ediyor.

Rusya açısından Çin artık yalnızca önemli bir müşteri değil; Batı yaptırımları altında petrol, doğalgaz ve hammaddeler için en önemli ekonomik çıkış kapılarından biri. Çin açısından ise Rusya, indirimli enerji, hammadde, stratejik derinlik ve askerî teknoloji kaynağıdır.

Ancak ilişkinin güç dengesi giderek Pekin lehine değişiyor. Rusya ekonomik olarak Çin'e bağımlı hale geldikçe, daha önce paylaşmak istemediği teknolojileri ve askerî bilgileri Çin'in erişimine açmak zorunda kalabilir.

Avrupa istihbarat değerlendirmelerine göre Çinli askerler, 2024'ten itibaren Rusya'nın Volgograd bölgesindeki askerî tesislerde drone kullanımı, şehir savaşı, siper operasyonları, mayınlama ve sahra tıbbı gibi alanlarda eğitim aldı. Çin'in amacı Rusya'nın Ukrayna'da edindiği gerçek savaş tecrübesini kendi ordusuna aktarmak