Doğu'da AfD, Berlin'de Sol Parti: Almanya nereye gidiyor

Almanya'da eylül ayında yapılan eyalet seçimleri, ülkede uzun süredir biriken kırılmaların artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaştığını gösterdi. Almanya için Alternatif (AfD), Sachsen-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern'de birinci parti oldu. Sachsen-Anhalt'ta eyalet Anayasayı Koruma Dairesi tarafından "kesin olarak aşırı sağcı" şeklinde sınıflandırılan bir partiden söz ediyoruz; seçmen bunu bilerek oy verdi.

Aynı gün başkent Berlin'den ise bambaşka bir tablo çıktı. İki sonucu birlikte okumadan Almanya'yı anlamak mümkün değil.

ASIL KAYNAK: SANDIĞA KÜSENLER

Sachsen-Anhalt'ta 83 bin eski CDU seçmeni bu kez AfD'yi tercih etti. SPD on binlerce seçmenini kaybetti; Mecklenburg-Vorpommern'de en çok seçmen kaybeden parti oldu. FDP de neredeyse her seçimde beş haneli bir kitleyi AfD'ye kaptırdı.

Ancak AfD'ye yönelen en büyük grup, önceki seçimde hiç oy kullanmamış 170 bin kişi; yani CDU'dan gelenlerin iki katından fazla. Bu bir desen: Mart seçimlerinde de Baden-Württemberg'de 190 bin, Rheinland-Pfalz'da 66 bin eski "sandık küskünü" AfD'ye oy vermişti. Üstelik bunlar Batı'nın refah içindeki sanayi eyaletleri.

AfD artık yalnızca başka partilerin seçmenini devşiren bir protesto hareketi değil; yıllardır siyasetin dışında kalmış kitleleri sandığa taşıyan bir mobilizasyon gücü.

BERLİN: AYNI SESSİZLİK, FARKLI CEVAP

Berlin'de ise tarihi bir sonuç çıktı. Sol Parti, Elif Eralp liderliğinde yüzde 25,7 ile CDU'yu (yüzde 18,8) açık farkla geride bıraktı; AfD yüzde 16,3 ile Yeşiller ve SPD'nin önünde üçüncü oldu. SPD başkentteki en kötü sonucunu aldı.

AfD açısından Berlin iki yönlü okunmalı. Parti oyunu 7,2 puan artırarak başkentteki en iyi sonucuna ulaştı; ancak diğer eyaletlerin aksine oyunu ikiye katlayamadı ve anketlerin gerisinde kaldı.

Asıl dikkat çekici veri katılım: yüzde 74,2 ile 2023'teki yüzde 62,9'un belirgin şekilde üzerinde. Yani Berlin'de de küskün seçmen sandığa döndü, ama oylar tek bir adrese akmadı. Bazı değerlendirmelere göre Sachsen-Anhalt'taki büyük AfD zaferi, Berlin'de Sol Parti lehine bir mobilizasyonu tetiklemiş olabilir.

Ders açık: Seçmeni sandığa getiren, ona somut bir gündem sunan oluyor. Doğu'da bu boşluğu AfD kimlik ve göç söylemiyle doldurdu; Berlin'de ise kira ve konut gibi gündelik hayatın en yakıcı meselesini merkeze alan bir kampanya karşılık buldu. Merkez partiler her iki durumda da seyirci kaldı.