Boğaziçi'nde Kayıp Bir Zarafet Mührü: Beyhan Sultan Çeşmesi

Beyhan Sultan'ın mermer çeşmesi, Boğaziçi'nin Batılılaşma dönemine tanıklık ederken, 1950'lerdeki yol çalışmalarıyla orijinal bağlamından koparılmıştı—ama çeşme değişimi ve kaybı kültürel ilerleme midir, yoksa yıkım mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Osmanlı hanedanının vizyoner kadını Beyhan Sultan'ın mirasını koruma çabasını, 1804-1805'te inşa edilen mermer çeşmesi üzerinden anlatıyor. Yazar, modernleşme adına yapılan yol çalışmalarının eserleri orijinal bağlamından kopardığını, böylece tarihi katmanların silindiğini ileri sürüyor. Fakat İstanbul'un geçirdiği fiziksel dönüşümlerde, hangi eserleri korumak ve hangileri değiştirmek devlet ve toplumun sorumluluğu olmalıdır?

Bir zamanlar sahilsarayla bütünleşik olan ancak 1950'lerdeki yol çalışmalarıyla yerinden sökülen Beyhan Sultan Çeşmesi, asıl ihtişamından uzak kalsa da Boğaziçi'nin "Batılılaşma" dönemine tanıklık etmeye devam ediyor.

Beyhan Sultan Çeşmesi, Osmanlı hanedan kadınlarının İstanbul mimarisine vurduğu en zarif mühürlerden biridir. III. Mustafa'nın kızı ve III. Selim'in kardeşi olan Beyhan Sultan (1766–1824), döneminin reformist ruhunu destekleyen, sanat ve mimariye yön veren vizyoner bir figürdü.

AKINTIBURNU'NUN MERMER ABİDESİ

1804–1805 yıllarında Arnavutköy sahilinde inşa edilen çeşme, Osmanlı su mimarisinde Barok ve Rokoko üslubunun zirvesidir. Tamamı mermerden yapılan çok cepheli yapı; kıvrımlı hatları, pilasterleri ve vazo içinde çiçek kabartmalarıyla döneminin Batılılaşma estetiğini yansıtır. Üzerinde şair Enderunlu Vâsıf'ın kaleme aldığı, Celi Ta'lik hatlı tarih manzumeleri yer alır.

HÜZÜNLÜ AKIBET VE GÖÇ

Bir zamanlar sahil sarayıyla bütünleşik olan eser, 1950'lerdeki yol genişletme çalışmaları sırasında sökülmüştür. Uzun süre parçalar hâlinde bekletildikten sonra 1970'lerde orijinal bağlamından kopuk bir noktaya (Arnavutköy-Bebek yolu) monte edilmiştir.