Vatan savunması evlattan başlar! Dijital yasaklar gelmeli!

Okul baskınlarından dijital oyunlara kadar uzanan iplerini çeken devlet, çocukların "özgürlük" balonu altında sanal dünyada nasıl korunacak?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Türkiye'de art arda yaşanan okul baskınlarını dijital oyunlar ve kontrolsüz internet kullanımıyla bağlantılı görüyor ve devletin katı müdahalesi gerektiğini savunuyor. Eleştirisi, "bireysel özgürlük" söyleminin çocukları koruma refleksi gelişmemiş yaşlarda tehlikeli içeriklere maruz bıraktığına dayanıyor. Ancak medyanın ve devletin dijital dünyadaki gerçek etkisini sınırlama yetkisi karşısında, kalkıp da bu problemi çözebileceği inancı ne kadar tutarlı?

Üst üste iki gün canımız çok yandı. Çok korktuk, üzüldük, endişelendik. Önceki gün Şanlıurfa Siverek'te, dün Kahramanmaraş'ta okul basıp etrafa rastgele ateş eden iki çocuğun yaşattığı acı resmen içimize çöreklendi.

Acımız büyük. Siverek'te 16 yaralı, bir ölü var. Ölen okulu basan kişi, okulun eski öğrencisi, 19 yaşında.

Kahramanmaraş'ta yaylım ateşinden sonra kendisini de öldüren çocuk ise 14 yaşında. 1 öğretmeninin 8 arkadaşının canına kıydı. Bu yazı yazılırken 13 yaralı vardı. 6'sı ağır, 3'ünün durumu kritik, dedi İçişleri Bakanı.

Hayatının "ilk" baharında, bir bahar günü hayatını kaybeden çocuklarımız için hepimizin yüreği yandı. Kederli ailelerine başsağlığı ve metanet diliyorum. Allah hepsine sabrı cemil nasip etsin. Dualarımız yaralı yavrularımız ve öğretmenlerimiz için... Türkiye'nin başı sağ olsun.

FARKLI OLAYLAR, AYNI NOKTALAR

İki ayrı şehirdeki iki ayrı olayda bazı ortak noktalar var.

Katil çocuklar olayı kendi başlarına gerçekleştiriyor ama taammüden, planlayarak ve saldırı sonrası intiharla sonlandırıyorlar. Bu, ortak noktalardan biri...

Diğeri saldırının bir hedefi yok. İkisi de rastgele ateş ediyor. İkisi de "kendi" okuluna gidiyor. Ve ikisinin de "son adam kalma" diye tanıtılan aynı dijital oyuna bağımlı olduğu söyleniyor.

Bir de Mersin'de silahla okula gelen bir çocuk olduğu, erken fark edilip müdahale edildiği haberi geldi eş zamanlı olarak.

Bunların arkasında örgütsel bir yapı var mı Aynı merkezlerden, ihtimaldir ki sanal dünyadan, dijital oyun platformlarından bir yönlendirme mi yapıldı gibi soruların cevaplarını şu an çok detaylı ve güçlü şekilde adli ve idari soruşturmalar yürüten devletimiz verecektir.

ABD'DE "SALGIN" SALDIRILAR VE SEBEPLERİ

Okul basıp rastgele ateş eden öğrenci olayları bazı Avrupa ülkelerinde de görülse de en sık görüldüğü yer ABD. Hatta Amerika'da olaylar o kadar yaygınlaşmış ki "salgın" diye niteleyenler var. Araştırmalara göre 2000-2020 arasında ABD'de 345 ayrı silahlı okul saldırısı olmuş ve 1024 kişi ölmüş! Yaralı sayısını çarpı iki diye düşünebilirsiniz.

Saldırganın motivasyondan sosyal çevresine, çevresel faktörlerden internet kullanımına kadar pek çok farklı parametre üzerinden yapılan değerlendirmelerin, zamansal grafiklerin ortaklaştığı noktalardan biri internetin yaygın kullanımıyla beraber olaylardaki sayısal artış.

Diğeri ise saldırgan çocukların bunu bir "sorun çözme yöntemi" olarak görmesi. Empati yoksunluğu, zorbalık, intikam duygusu, yalnızlık, depresyon, dikkat çekme çabası, şöhret budalalığı, ailesel faktörler diye uzayıp giden bir sebepler silsilesi var.

"ÖZGÜRLÜK" BALONU ÇOCUKLARI KORUMASIZ BIRAKIYOR!

Türkiye'de de bireysel silahlanma konusu aldı başını gitti. Toplumsal çözülmenin ve yalnızlaşmanın yarattığı savrulmaya internetin kontrolsüz kullanımı da eklenince toplumun en küçük parçası olan hücrede devasa bir sorun çıkıyor karşınıza. Baş etmesi zor bir sorun.

Her şeyin "bireysel özgürlük" ambalajına sarıldığı bir dünyada doğruyu yanlışa, iyiyi kötüye karşı savunmak da zorlaşıyor. Dijital dünyanın karanlıkta kalan bölgelerine sınırsız erişim "kişisel bir hak" olup çıkıyor mesela.

Yetişkinler için bile ayrıştırması, korunması zor olan, bazen çelik gibi irade isteyen sanal dünya henüz kendini koruma refleksi yeterince gelişmemiş, sebep-sonuç bağlantısını kuramayacak yaştaki çocuklar için tartışmasız büyük bir tehlike barındırıyor.

ÇOCUKLAR EN GÜVENLİ YERDE, EVDE TEHLİKEDE!

Çocuklar bu tehlikeyle en güvenli oldukları yerde; evlerinde karşılaşıyor.

Kapalı kapılar arkasında; odasında! "Özel alan" kavramının bilhassa çocuklar için iyice abartıldığı, yüceltildiği, kutsandığı bir dönem çünkü yaşadığımız. Böylece odasına çekilen çocuk sanal dünya adlı gayya kuyusunda bilmediğimiz tehlikelerle baş başa saatler geçiriyor. Şiddetin her türlüsü, uygunsuz içerikler, saygısızlık, sınır aşımı, madde kullanımı, şeytani suçları meşrulaştırma, intihar yahut başkasının cana kıyma gibi canilikleri normalleştirme, dikkat çekme, beğeni alma gayesiyle insani olanın, toplumsal ahlakın sınırlarında gezme ve benzeri akla hayale gelmeyecek suçlar, günahlar, ölçüsüzlükler, çirkinlikler, saçmalıklar...