TDT Ankara Zirvesi KKTC için yeni başlangıç demek

LEFKOŞA- Ankara iki hafta sonra yine büyük ve anlamlı bir zirveye ev sahipliği yapacak. Türk Devletler Teşkilatı'na mensup (TDT) üye ve gözlemci ülkelerin devlet ve hükümet başkanları "ortak gelecek" ufkuyla bir araya gelecek. 29 Ekim'de dışişleri bakanları, 30 Ekim'de liderler buluşacak.

29 Ekim bizim açımızdan Cumhuriyetin kuruluşunun 103. yılı dolayısıyla zaten kutlu, kutlanan bir gün. Fakat hem dönem başkanlığı Azerbaycan'dan Türkiye'ye geçeceği için hem "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" ana fikriyle yapılacak buluşma teşkilatın kuruluş belgesi olan Nahçıvan Anlaşması'nın 17. yılına da denk geldiği için ayrıca sembolik anlamlar taşıyor.

Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'ın üye olduğu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Macaristan ve Türkmenistan'ın gözlemci olarak bulunduğu TDT'nin Ankara masası epey yoğun. Masada Türk Yatırım Fonu, Trans-Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru, TURKPOL, ortak dijital projeler ve 2049 vizyon belgesi gibi üzerinde önemle çalışılan konular var.

**

Ankara TDT zirvesine büyük heyecanla epeydir hazırlanıyor.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da bu kapsamda "Türk Dünyası Diyalogları" adıyla üye ülkelerde bir dizi panel gerçekleştirdi. Dizinin son paneli son derece isabetli bir şekilde KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da yapıldı. Finalin Lefkoşa'da yapılması doğrusu KKTC'nin teşkilat içindeki konumunu biraz daha pekiştirdi.

Yenilenen Cumhuriyet Meclisi binasında "güçlü" bir katılımla gerçekleşti panel. Güçlüden kastım KKTC devletini ve halkını temsil eden isimlerin tam kadro orada olmasıydı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, ana muhalefet konumundaki Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, 28. Mekanize Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, bakanlar, milletvekilleri ve KKTC medyası oradaydı. TDT ile KKTC'nin gündemine ve hedeflerine ilkeler, idealler ve reel politik üzerinden bakıldı.

**

Doğu Akdeniz'de suların giderek ısınması, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesiminin hadlerini ve boylarını aşan işlere girişmesi, karada saldırgan politikalarla mütemadiyen yayılan İsrail'in güney Kıbrıs'ı da kendisi için garnizona ve yeni "yerleşim bölgesine" dönüştürmek istemesi gibi gelişmeler kuşkusuz Kıbrıs adasını her zamankinden daha fazla odak haline getiriyor.

Bu durum Ankara'nın da Lefkoşa'nın da yakın takibinde.

Öte yandan Türkiye'nin KKTC politikası değişmez netlikte ve kararlılıkta. Kıbrıs Türk'ünün güvenliği, Kıbrıs Türk Devleti'nin menfaatleri her şeyin önünde ve üstünde... Nitekim panel vasıtasıyla gittiğim Lefkoşa'da konuşma, dinleme fırsatı bulduğum Kıbrıslı Türklerde de aynı güçlü iradeyi gördüm.

**

KKTC hatırlanacağı üzere 2022 Semerkant Zirvesi'nden bu yana TDT'nin gözlemci üyesi. Aile fotoğraflarına giriyor, KKTC bayrağıyla her platformda temsil ediliyor. Yeni kararların, iş birliklerinin bir parçası artık. Ve kardeşler arasındaki varlığıyla kendisine yönelik haksız uluslararası izolasyon da her gün biraz daha ufalanıyor. Çünkü KKTC teşkilat çatısı altında TÜRKSOY, Türk Akademisi, Aksakallar Konseyi, üniversite birliği çalışmalarıyla Türk dünyasıyla entegre oluyor.