Fon krizi siyasete nasıl yansıyor

Bugün 1 Ekim. Türkiye Büyük Millet Meclisi 51 günlük aranın ardından bugün 28. Dönem 5. Yasama Yılı çalışmalarına resmi bir törenle başlayacak. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un açılış konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genel Kurul'a hitap ederek yeni dönemin ilk konuşmasını yapacak.

TERÖRSÜZ DÖNEM VE TBMM

Gündeminde üçüncü yılına giren ve Ankara'nın çizdiği rotada ilerlediğini gördüğümüz "terörsüz Türkiye, terörsüz bölge" süreci olacaktır mutlaka. Dünkü MGK toplantısında konuşulanlara, alınan kararlara yaslanan bir değerlendirme bekliyoruz Cumhurbaşkanı'ndan.

Çerçeve yasanın Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayınlanmasıyla resmen başlayan sürecin sahada nasıl yürüdüğünün bir izdüşümünü alabileceğiz böylece. MİT ve TSK'nın sahadaki takibini, TBMM'de yarın oluşturulacak "izleme komisyonu" eliyle "millet adına" Mecliste yapacak. Böylece süreçte MGK kadar TBMM de etkin görev alacak.

İçerdeki süreç kadar, hem oluşturmak, olgunlaştırmak hem de sonucunu takip etmek bakımından büyük emek verdiği "terörsüz bölge" boyutuna da mutlaka değinir Cumhurbaşkanı. Suriye'de SDG'nin entegrasyonu, Irak'ta Sincar'ın boşaltılması, 2003'te işgalle başlayan ABD'nin bölgedeki askeri varlığına dün itibariyle tamamen son vermesi gibi gelişmeleri bu başlıkta ele alır.

Cumhurbaşkanı "yürütmenin başı" olarak hemen çevremizde süren İran savaşı, Gazze, İsrail saldırganlığı, Hürmüz krizi, Ukrayna savaşı, Karadeniz'de seyrüsefer güvenliği, Ege'de Yunanistan ve İsrail kaynaklı gerilim üzerinden de Meclis'i bilgilendirecektir ayrıca.

MİLLET ADINA "İZLEME KOMİTESİ" İZLEYECEK

Yeni "yasama" yılında muhalefetin üzerinde en fazla gürültü koparacağı iki konu var 1 Ekim itibariyle. İlki silah bırakan PKK'lılarla ilgili yürütülecek hassas süreç. Meclisten çıkan "çerçeve" yasaya, Meclis'in "izleme" komisyonuna rağmen akan kanı kendileri açısından siyasi getirisi daha yüksek gördüklerinden olacak, terörün bitiriliyor olmasına bitmeyen bir itirazı var belli partilerin. İyi Parti'nin, Zafer Partisi'nin Anahtar Partisi'nin, zikzaklar halinde Yeni Parti'nin.

Dile dolayacakları diğer konu "fon soruşturması" olacak. Ve fakat devletin hızlı refleks göstermesi, Cumhurbaşkanının net ve katı bir tutumla vurguncularla arasına mesafe koyması, yargının derinlikli ve kapsamlı bir soruşturma yürütmesi sebebiyle konu Yeni Parti başta olmak üzere muhalefet partilerinin ağzında kekre bir tat bırakacak, uzun süre ağızda tutulamayacaktır.

FON VURGUNCULARINA KARŞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan baştan itibaren çok net ve berrak bir tutum aldı "fon vurgunu" hakkında. Devleti işletti, yetkili kurumlarla toplantılar yaptı.

Erdoğan'ın talimatıyla tasfiye sürecini koordine etmek üzere Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında "tam yetkili bir kurul" oluşturuldu. Devlet Denetleme Kurulu fon işlemlerini kapsayan kapsamlı inceleme ve denetim başlattı. Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifasını istedi ve BM dönüşü gazetecilerle röportajında, Kabine Toplantısı sonrası kamuoyu açıklamasında, AK Parti İl Başkanları toplantısında vurguncularla, yolsuzlarla, hırsızlarla arasına mesafe koydu. Parti'nin kuruluş ilkelerini ve daha da önemlisi siyaset yapma sebeplerini şüpheye yer bırakmayacak şekilde izah etti. AK Parti'nin adının böylesine çirkin bir tamahkârlıkla anılmasından rahatsız haliyle Cumhurbaşkanı.

Genel Başkan düzeyindeki tutum AK Parti'nin her kademesinde kabul gördü ve deklare edildi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin