Filistin lehine, İsrail aleyhine

12 Avrupa ülkesi İsrail'in Batı Şeria'da, daha doğrusu bir zamanlar bir ve bütün olan Filistin topraklarında yürüttüğü sistematik işgal politikasını nihayet gördü.

Görmekle de kalmadı, iyi-kötü bir yaptırım uyguladı. Batı Şeria'da rekor düzeyde artan yasadışı Yahudi yerleşimlerinde üretilen mallara bundan böyle ticaret ambargosu uygulayacaklar.

Tarihi bir eşik aslında bu...

İsrail'i şimdiye dek gözü kapalı destekleyen Avrupa, ilk kez işgalci devlet aleyhine karar alıyor.

İsrail'in uluslararası hukuka, İstanbul arşivlerinde bulunan Osmanlı tapu kayıtlarına, Filistinlilerin mülkiyet haklarına, BM kararlarına, Uluslararası Adalet Divanı'nın 2024'te açıkladığı rapora rağmen Batı Şeria'yı lokma lokma yuttuğunu görmeyi başardılar sonunda.

Yüzyıldır usulca yapılan ve Siyonistlerin kontrolündeki küresel medyanın karartmasına maruz kalan işgal, Gazze'deki insanlık dışı soykırımın "görülmesi" sayesinde ilk kez farklı sonuçlar doğurmaya başladı.

Türkiye'nin başını çektiği insanlık cephesinin katkısı büyük elbet burada.

Ama en büyük katkı, hiç şüphesiz Netanyahu'nun savaş suçlusu kabinesine ait.

Yasadışı yerleşim projelerinin genişlemesi, yerleşimci denilen ama doğru tanımlamayla devlet destekli işgalcilerin/çapulcuların/teröristlerin, evlerinden arazilerinden zeytinliklerinden çıkarmak, yıldırmak, korkutmak maksadıyla Filistinlilere uyguladığı şiddetin artması ve Netanyahu hükümetinin Batı Şeria'yı açıkça ve geri dönüşsüz şekilde parçalama amaçlı E1 projesi...

Bu on iki devletin "iki devletli çözüm" hedefini tehlikeye soktuğunu görmelerini sağladı bir şekilde.

AB NEDEN ORTAK KARAR ALAMADI

İsrail'e ticari ambargo kararında İngiltere, Fransa, Kanada başta olmak üzere Danimarka, Finlandiya, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç dışişleri bakanlarının imzası var.

Peki, neden 27 AB üye ülkesinin değil de sadece 12'sinin imzası var

Şunun için: Bir hafta önce İrlanda'da buluşan AB dışişleri bakanları bu konuyu görüştü ama ortak bir karara varamadı.

Avrupa, İsrail'e yaptırım konusunda -ilk kez bu kadar net şekilde- bölünmüş durumda.

Holokost diyeti ödemeye doymayan Almanya; işgalci İsrail'e ve katil Netanyahu'ya 2019'dan beri gönüllü kalkan Macaristan ve her ne demekse, kararı "siyasi" bulan İtalya gibi bazıları ortak tutuma tamamen karşı çıkarken Çekya, Hollanda, Belçika gibi ülkeler ise biraz da AB karar mekanizmasının imkanlarına sığınarak çekimser kaldı.

Ama her halükarda İsrail, tarihinde ilk kez böyle negatif bir tavır gördü Avrupa'dan. Devamı da gelecek anlaşılan.

"İstisna" muamelesi görmeye alışmış şımarık ve daima kötü İsrail'in tepkisi ise haliyle sert. İngiltere'nin Kudüs konsolosluğunu kapattı, diplomatları ülkelerine gönderiyor. İngiltere'nin 2025'te Filistin'i resmen tanıması, Netanyahu'nun savaş kabinesinden aşırı sağcı İtamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich'e yaptırım uygulaması, İngiliz Dışişleri Bakanı Ed Miliband'ın "ben de Yahudi'yim ama İsrail'in Gazze'de yaptıkları İngiltere'nin ve dünyanın vicdanından silinmeyecek bir leke" demesi epey canlarını sıkıyordu.