Erdoğan BM'ye de liderlik ediyor

Türkiye'de muhalefet partileri uzun zamandır lider siyasetçi çıkaramıyor. Bir şekilde öne çıkanların da kerameti kendinden ve "çalıp çırptığından menkul" olduğu anlaşılınca muhalefetteki çoraklığa bir de umutsuzluk ekleniyor.

Bu tablonun bu kadar net, bu kadar berrak oluşunun asıl nedeni ise çıtayı çok yukarılara taşımış olan Recep Tayyip Erdoğan'ın varlığı.

Siyaset sahnesine adını yazdırdığı 1994 seçimleri ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından başlayarak kazandığı 32 yıllık siyasi başarıları ve gittikçe ustalaşan, pekişen, damıtılan liderliğiyle de Türk siyaset tarihinde benzersiz bir profil çiziyor Erdoğan.

Ama onu farklı, kıymetli ve üstün kılan şey muhalefet partilerindeki lider yokluğu ya da siyasi dehadan yoksunluk hali değil.

Dünya liderlerinin bir araya geldiği zirvelerde de Cumhurbaşkanı Erdoğan hepsinden farklı, kıymetli ve üstün.

ADALET, MERHAMET VE ESENLİK İÇİN

İşte 195 ülkenin temsil edildiği Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu.

Erdoğan'ın orada yaptığı konuşmayı yapabilen, adaleti ve merhameti aynı anda seslendirip sorunu da çözümü de ortaya koyan ve dünyanın ihtiyaç duyduğu ufku gösterebilen ikinci bir devlet başkanı var mıydı

BMGK yapısındaki çarpıklığın bütün sistemi kilitlediğini 2014'ten beri söylüyor Cumhurbaşkanı.

"Dünya 5'ten büyüktür" mottosuyla hem sorunu hem çözümü gösteriyor. Zira mevcut haliyle BMGK ne temsiliyet ne meşruiyet içeriyor.

Erdoğan tam da bu yüzden New York'ta "190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu yapı ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir" derken 190 ülkeye liderlik ediyor.

İMTİYAZLAR KALKSIN, EŞİTLİK OLSUN

Bu kadar cesur ve güçlü bir sesin imtiyaz değil eşitlik ve adalet talep etmesi, "veto imtiyazı kaldırılmalı" demesi kuşkusuz onu biricik kılıyor.

BM'de reform isteyen başka ülkeler de var elbette. Lakin temel bir farkla: Şimdiye dek dile getirilenler adalet arayışından çok imtiyaz talep ettiler. Mesela, Afrika Birliği BMGK'da en az iki Afrikalı üye istiyor. Brezilya, Almanya, Hindistan ve Japonya ise konseydeki sayı 25'e çıkarılsın, diyor.

Hâlbuki "ayrıcalıklar kalksın, eşitlik olsun" diyen tek ülke Türkiye.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM zirvesi öncesi Bloomberg'te yayınlanan makalesi ve ardından BM Genel Kurulu konuşması öneriyi berraklaştırdı. "BMGK'daki daimi üyelik tamamen kalksın, veto hakkı kalksın, Konsey üyeleri Genel Kurul tarafından belirli sürelerle dönüşümlü olarak seçilsin" dedi özetle Cumhurbaşkanı. Bu fikir BMGK yapısından rahatsız olan ülkeler ve gelişmekte olanlar arasında bilhassa destek görüyor.

ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa veto haklarını bırakmaya yanaşmasalar da Afrika'dan, Latin Amerika'dan, Asya'dan pek çok ülkenin dile getirdiği reform talebiyle Erdoğan'ın önerisi örtüşüyor. Fazla uzak olmayan bir gelecekte P5 ülkeleri için de bu konu kaçınamayacakları bir noktaya gelecektir.

FİLİSTİN'İN YILMAZ SAVUNUCUSU

Öte yandan insanlığın ortak vicdan sızısı "Filistin'e özgürlük" meselesinin de en büyük bayraktarlığını öteden beri Erdoğan yapıyor.

Filistin'deki İsrail işgalini, Batı Şeria ve Kudüs'teki Siyonist saldırganlığını, Gazze'deki soykırımı ve bütün bölgeye yayılan çatışma ve istikrarsızlığın kök sebebinin İsrail olduğu gerçeğini BM kürsüsünden bir kez daha dile getirdi Cumhurbaşkanı.