"Bir defa Yunanistan'ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye'nin, kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez. Uluslararası anlaşmaların hiçe sayılması ve bunların çiğnenmesi kimseye fayda sağlamayacaktır. Türkiye'nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir. Tarih, ibret alanlar için çok çok iyi bir yol göstericidir. Biz bölgemizde barış, güvenlik ve istikrar için çalışmaya devam edeceğiz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan Şangay İşbirliği Örgütü zirvesi için gittiği Bişkek'ten dönerken uçakta gazetecilere konuşurken yaptı bu önemli uyarıyı.
Yunanistan'ın Türkiye karasularına çok yakın konumda olan ve uluslararası hukuk gereği gayriaskeri statüde tutulması gereken adaları -ısrarla- silahlandırması ve pozisyonunu koruyacağını ilan etmesi Ankara'nın dikkatle takip ettiği bir konu.
Dışişleri Bakanlığı daha geçen mart ayında Ege Adaları ile Oniki Ada'nın statüsünün 1923 Lozan Anlaşması ve 1947 Paris Barış Anlaşmasıyla belirlendiğini, adaların gayriaskeri statüde kalması gerektiğini Atina'ya uygun bir dille hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da konu her açıldığında aynı serinkanlı tonlamayla hukuka atıf yapıyor.
Lakin Yunanistan'da değişen bir şey yok.
Türkiye'nin barış ve istikrar odaklı büyümesinden, sahada ve masada gücünü pekiştirmesinden, giderek genişleyen bir etki alanına sahip olmasından çok korkuyor ve bunun kendisi için tehlike oluşturduğu zannına kapılıyor. Erdoğan'ın Bişkek dönüşü dile getirdiği "bizim kimsenin toprağında gözümüz yok" cümlesi bu basit korkunun yersizliğini vurgulamak ve Atina'yı yatıştırmak için.
Ama Atina'nın aklını başına getirmesi gereken asıl uyarı devamında: "...kimseye de haklarımızı çiğnetmeyiz, tarih ibret alanlar için yol göstericidir".
Uluslararası düzeyde hiç olmadığı kadar yalnızlaşmış ve nefret kazanmış, üstelik değişmez destekçisi ABD'nin bile artık taşımaktan bıktığı soykırımcı İsrail'in gazıyla yanlış yola girdiği açık Yunanistan'ın. Büyük bir tuzağa çekildiğini göremediği, güney Kıbrıs'ta Siyonistlere alan açmanın sonuçlarını değerlendiremediği anlaşılıyor.
Ama asıl büyük çelişkisi, uluslararası hukuku çiğneyerek adaları silahlandırmanın Yunanistan'ı daha güvenli yapmadığı bilakis "hedef" haline getirdiği gerçeğini görememesi.
BAAS REJİMİ YIKILSA DA ZİHNİYETİ AKTİF
Katil Beşar Esed ve 61 yıllık Baas rejimi Suriye'de kendi halkına kimyasal silah kullanıp zulmederken, hapishanelerde akla hayale gelmeyecek işkenceler yaparken ses çıkarmayan bilakis komşuda işlerin yolunda gittiğini, Esma Esed'in ne kadar da modern görünüp şık giyindiğinden bahsedenler birkaç gündür bir kez daha odağı saptırmaya çalışıyor.

14