VEDAT ÇOK ACIMASIZ!

Vedat, eskiden olduğu gibi yine çiğ et yemeye mi başladın

Dün ne oldu sana Vedat Yoksa Trabzonspor'un Galatasaray karşısında aldığı galibiyetten sonra Muhammed Salah'ı mı izledin Çünkü Eyüpspor karşısında adeta Salah'a nazire yaparcasına goller attın!

Fenerbahçe maça bu kez çok daha saldırgan, istekli ve dikine oynayarak başladı. Önceki maçlarda zaman zaman gördüğümüz sağa-sola fazla pas yapma alışkanlığından uzak bir Fenerbahçe vardı sahada. Topu daha hızlı ileri taşıyan, rakip kaleye daha çabuk giden ve her fırsatta hücumu düşünen bir takım izledik.

Ve bunun karşılığını da fazlasıyla aldı.

VEDAT HER ŞEYİ YAPTI

Vedat ileride yapılabilecek ne varsa yaptı.

Gol attı, pozisyon hazırladı, rakip savunmayı yıprattı, takım arkadaşlarına alan açtı. En önemlisi de sahada sürekli tehdit oluşturdu.

Attığı goller kadar, hücumdaki isteği ve hareketliliği de dikkat çekiciydi. Fenerbahçe'nin böyle bir Vedat'a gerçekten ihtiyacı var.

GREENWOOD YİNE HEYECANLANDIRDI

Greenwood yine çok iyiydi.

Ayağına top her geldiğinde dikine hareket etmesi, rakibin üzerine gitmesi ve sürekli kaleyi düşünmesi tribündeki taraftarı da ekran başındaki izleyiciyi de heyecanlandırıyor.

Topu hangi ayağına çekerse çeksin, her an bir şey yapabilecekmiş hissi veriyor.

Fenerbahçe'nin hücumda daha cesur olmasının önemli parçalarından biri de Greenwood'un bu doğrudan oyun anlayışı.

EDERSON KENDİSİNİ BULUYOR

Sezon başında neredeyse para verilerek gönderilmesi düşünülen bir kalecinin bugün Fenerbahçe kalesinde bu kadar güven veren bir görüntü ortaya koyması önemli.

Burada Yıldırım'ın da hakkını vermek gerekiyor. Ederson'a olan güvenini göstermesi ve onunla bire bir iletişim kurması, oyuncunun yeniden kazanılmasında etkili olmuş gibi görünüyor.

Böylesine önemli yıldızları küstürmek yerine, onlardan daha fazla verim alabilmek için ne gerekiyorsa yapmak gerekiyor.

Küstürmek, göndermek ve tazminat ödemek kolaydır. Zor olan, oyuncuyu yeniden kazanmaktır.

Eyüpspor'un bulduğu birkaç net pozisyonda da Ederson öylesine bir güven verdi ki, adeta "Bugün bu kaleye gol atamazsınız" hissiyatı oluşturdu.

8-0 SADECE BİR GALİBİYET DEĞİL

Fenerbahçe'nin en önemli özelliklerinden biri de skor 8-0 olduktan sonra bile oyundan kopmamasıydı.

Takım hâlâ saldırıyor, hâlâ gol arıyor, hâlâ daha fazlasını istiyordu.

Bu biraz da geçen sezon yaşananların rövanşı, hatta taraftar açısından bakıldığında bir anlamda intikamı gibiydi.

Trabzonspor'un Galatasaray'ı 4-0 gibi net bir skorla mağlup ettiği haftada Fenerbahçe'nin Eyüpspor karşısında 8-0 kazanması, takımın moralini ve özgüvenini daha da yukarı taşıdı.

Taraftar da uzun zamandır ihtiyaç duyduğu o güzel gecelerden birini yaşadı.

İSMAİL KARTAL'IN DA RAHATLAMASI GEREKİYOR

İsmail Kartal maçın başında biraz tedirgin görünüyordu.

Söylediği sözlerin ardından geri dönmesi nedeniyle üzerinde bir baskı ve tereddüt olduğu hissediliyordu. Ancak takım golleri buldukça o da rahatladı.

Aslında bu takımın sağlıklı, sakin ve mutlu düşünen bir İsmail Kartal'a ihtiyacı var.

Çünkü taraftarın İsmail Kartal'a bakışı da farklı.

Birçok Fenerbahçe taraftarı, daha önce yaşanan süreçlerde İsmail Kartal'ın haksızlığa uğradığını ve şampiyonluğunun elinden alındığını düşünüyor. Bu nedenle onunla birlikte yeniden şampiyonluk yaşamak istiyor.