O SENE KESİNLİKLE BU SENE DEĞİL!

On iki yıldır şampiyon olamayan Fenerbahçe, bu sezon eski efsane başkanı Aziz Yıldırım'ı seçerek yeni bir yola çıkmaya karar verdi. Ancak Aziz Yıldırım, uzun yıllar süren başkanlık tecrübesine rağmen bu süreçte tecrübesinden çok uzak, yanlış hamlelerle hareket etti.

Sezon başında Talisca'nın gönderilmesi, birçok Fenerbahçelinin daha o gün şampiyonluğun kaybedildiği düşüncesine kapılmasına neden olmuştu. Bugün gelinen noktada, o gün bu endişeyi taşıyanların maalesef haklı çıkmasının üzüntüsünü yaşıyoruz.

Asensio'nun sahada olduğu dönemlerde Talisca'nın ilk 11'de başlaması belki tartışılabilirdi. Ancak bu oyuncunun gönderilmesi kesinlikle doğru bir karar değildi. Çünkü Asensio'nun olmadığı veya oyundan çıktığı zamanlarda onun yerini doldurabilecek tek alternatif Anderson Talisca'ydı.

Takımdaki yerli oyuncuların kapasitesi de Fenerbahçe'nin ilk 11 seviyesinin altında. İçlerinde iyi yedek olabilecek birkaç isim var ancak ilk 11'de düzenli oynayabilecek kalitede oyuncu sayısı oldukça az.

Yabancı oyunculara baktığımızda ise geçen sezon iyi performans gösteren isimlerin bu yıl neredeyse tanınmayacak kadar kötü oynadığını görüyoruz. Sanki futbol oynamak istemiyorlar. Sorumluluk almaktan kaçan, mücadeleden uzak bir görüntü içindeler.

Orta sahada mücadele eden iki isim Kante ve Guendouzi'ydi. Ancak başkanın her kongrede bu oyuncuların bonservislerini ve maaşlarını gündeme getirerek tartışmaya açması, onların da performansını olumsuz etkiledi. Bir oyuncuyu motive edip sahada daha fazla verim almanız gerekirken sürekli "Bu oyuncu bu kadar eder mi, diğeri şu kadar eder mi" tartışması yaparsanız, sonunda o oyuncudan alacağınız verimi de düşürürsünüz.

Fenerbahçe on iki yıldır şampiyon olamıyordu. Ancak en azından mayıs ayına kadar şampiyonluk yarışının içinde kalıyor, son aylarda şampiyonluğu kaybediyordu. Bu sezon ise daha ekim ayı itibarıyla şampiyonluk ihtimali neredeyse kalmamış durumda.

Sergilenen futbol, bırakın şampiyonluğu, takımın ligi ilk dört içerisinde bitirip bitiremeyeceği konusunda bile umut vermiyor.

İsmail Kartal'ın ayrılmasının ardından yardımcı antrenör Dirk Kuyt'a görev verildi. Ancak ilk maçında sınıfta kaldığını söyleyebiliriz. Maçın başından itibaren yedek oyuncuları ısındırmasına rağmen oyuna müdahale etmek için 70. dakikaları beklemesi anlaşılır gibi değildi.

İkinci yarının başında Vedat Muriqi, Dorgeles Nene, hatta Mert Hakan bile oyuna alınabilirdi. Çünkü ikinci yarıda Lukaku, Kerem ve İrfan Can adeta tel tel dökülmeye başlamıştı. Buna rağmen teknik heyetin müdahale etmekte bu kadar geç kalması büyük bir hataydı.

Bazen bir musibet, bin nasihatten iyidir derler. Belki de bu mağlubiyet, Fenerbahçe'nin çok daha hızlı hareket etmesini sağlayacak bir dönüm noktası olacaktır.

Geçtiğimiz hafta Galatasaray karşısında oyun anlamında ezici bir mağlubiyet alınmıştı. Buna rağmen yönetimde Dirk Kuyt ile yola devam edilebileceği düşüncesi vardı. En azından artık bunun mümkün olmadığını anlamış oldular.