DERDİN YOKSA FENERBAHÇE'Yİ TUTABİLİRSİN!

İlk 10 dakika umut, sonrası hayal kırıklığı!

Fenerbahçe, Slavia Prag karşısında maça müthiş başladı. İlk 10 dakikada gelen iki golle birlikte herkesin aklından aynı düşünce geçiyordu: Bu maç en az 4-5 farklı biter!

Alınacak farklı bir galibiyetin moraliyle Galatasaray deplasmanına daha özgüvenli gidileceği düşünülürken Fenerbahçe, bir anda rakibini oyuna ortak etti. Maçın başında rakibini sahadan silen takım, devamında kendi kalesinde tehlikeler yaşamaya başladı.

Fenerbahçe'nin en büyük sorunu, umut vermeyi başardıktan sonra kendi elleriyle taraftarına eziyet etmesi!

SAVUNMADA TOP ÇEVİRME HASTALIĞI!

Fenerbahçe'nin yıllardır vazgeçemediği bir hastalık var: Savunmada gereksiz yere top çevirmek!

Rakip kaleye gitmek yerine topu sürekli geriye, hatta kaleciye kadar getiriyoruz. Kontra atağa çıkarken bir bakıyorsunuz top yeniden kendi kalecimizde! Şaka gibi.

Geriden oyun kurmak başka, rakibe hata yapma fırsatı verecek kadar gereksiz paslaşmak başka. Bugün Guendouzi hata yapar, yarın Škriniar... Kendi kalene yakın bölgelerde bu kadar fazla top kaybedersen bunun bedelini Avrupa'da ağır ödersin.

Artık bu takımın topu geride dolaştırmak yerine ileride daha etkili kullanmayı öğrenmesi gerekiyor. Topa sahip olmak uğruna hücum fırsatlarını harcamak, modern futbol oynamak değildir.

SON 10 DAKİKA KORKUSU!

Fenerbahçe'nin bir başka kronik sorunu da maçların son bölümünde ortaya çıkıyor. Oyunu rakip sahada tutması gereken takım, skoru korumak adına geriye yaslanıyor. Rakip baskısını artırıyor, Fenerbahçe kendi ceza sahasına gömülüyor ve ardından bir karambol ya da ortayla bütün emekler tehlikeye giriyor.

Skoru korumak, futbol oynamaktan vazgeçmek değildir!

İnsan düşünmeden edemiyor: Maçlar 80. dakikada bitseydi Fenerbahçe son 10 yılda kaç şampiyonluk kazanır, Avrupa'da ne kadar daha başarılı olurdu

İlk dakikalarda gösterdiğin cesareti son 10 dakikada da gösteremiyorsan burada ciddi bir sorun var demektir. Büyük takım olmak, yalnızca iyi başlamak değil, 90 dakika boyunca oyunu yönetebilmektir.

İSMAİL KARTAL'IN TERCİHLERİ TARTIŞMA KONUSU!

İsmail Kartal'ın oyuncu değişiklikleri de yine soru işaretleri yarattı. Sahada etkili olan Oğuz'un oyundan alınması, maça katkısı sınırlı kalan bazı oyuncuların ise sahada tutulması anlaşılması zor tercihlerdi.

Teknik direktörlük, yalnızca ilk 11'i belirlemek değildir. Maçın gidişatını doğru okumak ve gerektiğinde oyuna müdahale etmek zorundasınız. Fenerbahçe kontrolü kaybederken yapılan değişikliklerin takıma nasıl bir katkı sağladığı sorgulanmalı.