İsrail'in yürüttüğü kirli bir savaşta Ortadoğu adeta bir cehennem çemberine dönerken insanlık ve bölge jeopolitiği adına sarsıcı gerçeklerle yüzleşiyoruz. Irkçılığın ve din düşmanlığının temelinde Siyonist ve kapitalist yapılanmaların olduğunu öteden beri biliyorduk; ancak bugün bu durum hiç olmadığı kadar somut bir gözleme dönüşmüş durumda.
Son dönemde özellikle Batı destekli laik İran diasporasında dikkat çekici bir akım türedi: "Ben Müslüman değilim, Pers'im (Acem'im)." İslam öncesi döneme, Kral Kiros figürüne kadar uzanan bu köksüzleştirme çabası, aslında Siyonizm'in bölgeye sunduğu zehirli bir meyvedir. Bu durum sadece İranlılar için değil; Türkler, Kürtler ve Araplar için de aynı tezgâhın ürünü olarak karşımıza çıkıyor. "Allah'sız milliyetçilik" olarak tanımlayabileceğimiz bu akım, halkları İslam paydasından koparıp birbirine yabancılaştırmayı hedefliyor.
Yıllardır sekülerizm ve modernizm üzerinden "nara atan" çevreler, ne zaman Amerika veya İsrail, İslam coğrafyasında geçici bir başarı kazansa hemen bir turnusol kağıdı gibi renk değiştiriyor. Kendi kimliklerini İslam'dan arındırarak salt bir ırk övgüsüne sığınıyorlar. Oysa bu kesimlerin çoğunun temelinde, annelerinden babalarından kalma Hanefi, Şafii, Sünni veya Şii gibi kültürel ve dini kodlar mevcuttur. Ancak küresel güçlerin onlara fısıldadığı mesaj çok nettir: "İslam'la mücadele ettiğiniz sürece arkanızdayız, rejimlerinizi yıkın, biz yanınızdayız."
Demokrasi mi, modern haydutluk mu
Burada İsrail ve Amerika'nın vaatlerine kananlara sormak gerekir: Irak, Osmanlı egemenliğinden çıktıktan sonra kaç kez rejim değişikliği sancısı çekti Saddam Hüseyin'i o koltuğa oturtan güçler, nihayetinde onu idam ederken Irak'ın Merkez Bankası'ndaki altınları ve kıymetli madenleri yağmalamadı mı Aynı senaryo Afganistan'da, Libya'da, Mısır'da ve Kuveyt'te de sahnelenmedi mi
Bu müdahalelerin amacı hiçbir zaman bölge halklarına demokrasi getirmek olmadı. Asıl mesele, yeraltı ve yer üstü kaynaklarına göz dikmekten ibaretti. Kendi ekonomik çarklarını döndüremeyenler, kadim coğrafyamıza "haydutluk" yapmaya geri geldiler. Bugün Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkelerin bir kısmında, "Bize dokunmayın, kazancımızı size verelim" anlayışı hâkim olsa da mesele İsrail'in çıkarları olduğunda namlular hemen onlara da dönebiliyor.

17