Kutsanmış Bir Oyun: Futbol

Futbol; meşin yuvarlağın ötesinde kitleleri, cemiyetleri, şehirleri, hatta ülkeleri harekete geçiren türlü sosyal olaylara gebe bir tutkudur. Bir tutku olarak futbolu; sosyologlar, tarihçiler, fenomenler, kanaat önderleri ve siyasiler türlü türlü değerlendirip farklı bakış açılarıyla bu küresel fenomenin sınırlarını yeniden çizerler.

Futbolla ilgili savaşlar bile başlayabilir; ancak bazı savaşlar futbol müsabakaları için durma noktasına gelebilmektedir.

Bugün bildiğimiz modern futbol, 1863 yılında İngiltere'nin başkenti Londra'da Futbol Birliği'nin (The Football Association) kurulması ve ilk resmî kuralların belirlenmesiyle doğmuştur. İngiltere'de yerel toplulukların, fabrikaların veya okul arkadaşlarının bir araya gelmesiyle tamamen saf ve amatör duygularla kurulan futbol kulüpleri, acaba dünyada bir İngiliz-Siyonizm aracına nasıl dönüştü Futbol, 19. yüzyılda İngiliz İmparatorluğu'nun zirvede olduğu dönemde İngiliz denizciler, tüccarlar, mühendisler ve demir yolu işçileri aracılığıyla dünyaya yayılmıştır.

İlginçtir ki Osmanlı'nın son dönemlerinde zorla koparılan Mısır'da kurulan ilk futbol takımı, 1903 yılında kurulan El-Sekka El-Hadid SC (Demir Yolu Spor Kulübü) olmuştur. Yine ülkemizde kurulan ilk futbol takımı, 1894 yılında İzmir'de İngilizler tarafından kurulan Smyrna FC (İzmir Futbol Kulübü) olmuştur. Osmanlı döneminde futbolu ülkeye ilk getirenler İzmir ve Selanik'te yaşayan İngiliz aileleridir. Bunlara Levantenler ve Sefarad Yahudileri de katkıda bulunmuşlardır.

Sultan II. Abdülhamid; Ermeni komitacılar ve Siyonistler tarafından futbol kulüplerinin kurulmasına karşıydı. 1901 yılında İstanbul'da Fuad Hüsnü ve Reşat Danyal'ınkurduğu Siyah Çoraplılar takımı gizlice kurulmuştu. Bu takım İngilizce bir isim seçmiş ve ilk maçından sonra Jön Türklerle iş birliği yaptığı gerekçesiyle kapatılmıştı.

Futbolun kısa tarihçesinde, İngiliz emperyalizminin başlamasıyla sömürülen ve işgal edilen ülkelerde şu neticeler ortaya çıktı: İngilizlerin işgal ettiği ülkelerde insanları meşgul edecek takımlar da kurduğu aşikârdır. Burada "işgal-meşgul" kavramlarına dikkat çekmek istiyoruz. Merhum Süleyman Arif Emre, Siyasî Hatıralarım kitabında futbol furyasının Yahudilerin gizli protokollerinde yer aldığını anlatmıştır. Yahudilerin hedefleri arasında masonluğun yan kuruluşları Rotary ve Lions kulüpleri vasıtasıyla avama (halka) mahsus eğlencelerle çoğunluğu meşgul etmek söz konusudur.

Sporu; sağlığı ve gençliği korumaya yaraması, insanı ibadete ve diğer hayırlı hizmetlere her zaman hazırlıklı tutması açısından tavsiye etmeliyiz. Oysa futbolda ve profesyonel sporda yirmi iki kişi koşuyor—bunlara sporcu diyelim—ama milyonlarca seyirci spor yaptığını zannediyor. Böylece kitle sporu arada kaynayıp unutulmuş oluyor.