Türkiye Hristiyanlığın toparlanma merkezi değildir!

Türkiye Hristiyanlığın toparlanma merkezi değildir!

ERTUĞRUL AKAR

Türkiye'nin tarihine, egemenliğine ve toplumsal hassasiyetlerine en ufak dokunuş bile tartı altında incelenir. Hele ki konu İznik gibi; Anadolu'nun ruhunu, Selçuklu'dan Osmanlı'ya, oradan Cumhuriyet'e uzanan devlet aklını içinde taşıyan bir mekânsa… İşte Papa'nın İznik'te ayin yapma girişiminin bu kadar sert tepki çekmesinin temel sebebi tam da budur.

Bu mesele bir dini ritüel özgürlüğü tartışması değildir. Bu, geçmişte "konsil" adı altında siyasi kararların alındığı bir mekânın bugün yeniden uluslararası mesaj üretme sahnesine çevrilmesidir. Türkiye'nin buna "dur bakalım" deme hakkı vardır ve bu hakkı kullanmak da bir egemenlik görevidir.

Papa'nın İznik'i tercih etmesi tesadüf değil. İznik, Hristiyan dünyası için sembolik olabilir; ama aynı zamanda Türk milletinin fetihleri, bedelleri ve kültürel hâkimiyetiyle şekillenmiş bir şehirdir. Bu şehri bugün "dünya vitrinine" çıkarmak, Türkiye'nin onayladığı bir kültürel program çerçevesinde olabilir — fakat dışarıdan dayatılan bir dini-politik gösteriye zemin olamaz.

Kısacası:
Hiç kimse Türkiye'nin tarihsel alanlarını diplomatik mesaj için kullanamaz.

Papa'nın mesajı "diyalog" diye sunulsa da bu ziyaret içerik itibarıyla tamamen politik bir hamledir. Orta Doğu'daki dengeler, Avrupa'daki Türkiye karşıtı lobiler, dinler arası güç projeksiyonları… Bütün bunlar hesaba katıldığında İznik'te yapılacak bir ayin, masumiyet zırhıyla üzeri örtülmüş bir jeopolitik hamle gibi görünmektedir.