Siyaset güven ister

Sevgili Haluk Cangökçe "siyaset dediğin şey en çok güven gidince çöker" dedi.

Sevgilisini oğlu ile evlendirip elindeki 250 şantaj kasetiyle genel başkanını tehdit eden bir belediye başkanı ve onu partiden ihraç edemeyen Özgür Özel...

Bu iddialar insana "bu kadar da olmaz" dedirtiyor.

Ama siyaset öyle bir yer ki, "olmaz" dediğin ne varsa, bir bakmışsın tartışmanın tam da ortasına düşmüş!

İddialar doğruysa, mesele sadece bir kişiyi değil, koca bir anlayışı çöktüğünü gösterir..

Doğru değilse, bu ağır ithamların ortada dolaşması bile başlı başına bir rezalettir.

Asıl tuhaf olan ne biliyor musunuz

İddialar ortada biri çıkıp da "doğru ya da yanlış" demiyor.

Herkes topu taca atıyor, millet de seyirci gibi izliyor.

Bir tarafta "liderlik" iddiası, diğer yanda "sessizlik" pratiği...

Bir yerde bu kadar duman varsa, kesin orada yangın vardır... Ya da yangını saklayan birileri.

İkisi de güven kaybı demektir.

Siyaset dediğin şey, 'güven' gidince çöker.

Fakat bu rezillikleri kör o kadar akılsız var ki.....

**

Ali Mahir Başarır temiz biri mi

Her gün onunla ilgili bir başka iddia duyuyoruz.

Adamın milli ve manevi değerlere bakışı ortada.

Onu ne olduğunu Mersin'in eski belediye başkanı Macit Özcan'ın avukatlığını yaptığı sırada anladım...

Onunla ilgili iyi bir düşüncem yok...

Ne memleketi Tarsus'tan, ne de hukukçu meslektaşlarından hakkında "iyidir" diyene rastladım.

Zenginliği ve zengin severliği sıradan bir şey değil...

Muhittin Böcek'in aday olabilmesi için 10 milyon lira aldığı iddia edildi.

Ali Mahir Başarır'a 10 milyon lira nakit para verdiği ve 1 daire hediye ettiği, iddia edildi.

Bu kadar rüşvetçiyi, bir araya kim getirdi

**

Adana'daki soygun ve talan düzenine karşı üç maymunu oynayanların iyi niyetlerinden şüphe ediyorum.

Neredeyse her yeni güne CHP'li bir belediyeye yönelik yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile başlıyoruz.

İstanbul dışında Bursa, Antalya, Bolu, Uşak ve onlarca ilçe belediyesine yapılan operasyonları izlerken Adana'daki sessizliği anlamakta zorlanıyorum.

Yolsuzlukta devletin ilk ziyaret etmesi gereken yer Adana.

Ekrem bile şaibeli işlerde Zeydan Karalar'ın eline su dökemez!

Ne dedi Bay Zeydan; "Benim en önemli görevim bu iktidarı yıkmak, devirmek..."

Bunun içinde belediye imkanlarını yandaşa-kandaşa talan ettirmeyi ve buradan rant temin etmeyi sürdürüyor.

Reis'i iktidardan düşürmek için adama para lazım...

Ekrem'de yola böyle çıkmıştı.

Çalacaklar, çaldıracaklar ve Reis'i devirecekler!

Zeydan Efendi'nin darbe çağrıştıran sözlerine AK Parti cenahından bir tepki niye çıkmadı.

Sahi vekiller ne yapıyor

Onu bıraktık adamı göreve iade ettirmek için uğraşan var!

**

Adana Belediyesinin soyulduğunu kafamdan değil belgeler üzerinden yazıyorum.