Şahin Kalo

Gakkom benim, Şahin Gardaşım...

Ben yazarken ağladım sen okurken ağlama...

Ateş Düştüğü Yeri Yakıyor

Dünyada tarifi olmayan acılar vardır.

Ne servet dindirir o acıyı...

Ne makam...

Ne şöhret...

Ne de dostların tesellisi...

Evlat acısı işte böyle bir acıdır.

Yürekten bir parçanın kopup gitmesidir.

Bir babanın omuzlarının çökmesi, bir annenin gözlerindeki ışığın sönmesidir.

Şahin Kalo böylesine ağır bir imtihanın tam ortasındadır.

Öyle bir imtihan ki...

Dağlara yüklense paramparça olur.

Denizlere bıraksan deniz taşar.

Çünkü evlat, anne babanın dünyadaki en kıymetli emanetidir.

Ve emanetin sahibine dönmesi kadar ağır bir hakikat yoktur.

**

Yüce Rabbimiz buyuruyor ki:

"Her nefis ölümü tadacaktır."

Kaçış yok...

İtiraz yok...

İsyan hiç yok...

İnanıyoruz ki ölüm son değil, ebedi âleme açılan kapıdır.

Lakin bunu bilmek, geride kalanların yüreğindeki yangını söndürmüyor.

Ateş düştüğü yeri yakıyor.

Şahin kardeşimin yüreğine düşen ateş de böyle bir ateştir...

Kolay değil.

Bir evladın odasına girip sessizlikle karşılaşmak...

Sesini duyamamak...

Kapıdan içeri girmesini beklemek...

İşte insanı en çok yıkan da budur.

**

Ama mümin bilir...

Rabbimiz, "Sabredenleri müjdele" buyuruyor.

Sabır, acıyı yok etmez.

Fakat insanı ayakta tutar.

Hz. Yakup'un yıllarca Hz. Yusuf hasretiyle ağladığını biliyoruz.

Peygamberler bile evlat acısıyla sınandı.

Demek ki bu dünya bir imtihan yurdudur.

Bugün bizlere düşen; Şahin Kalo'nun acısını paylaşmak, dualarımızı eksik etmemektir.

Merhum evlada Yüce Allah'tan rahmet diliyorum.

Mekânı cennet, makamı âli olsun.

Rabbim başta Şahin Kalo olmak üzere ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabr-ı cemil ihsan eylesin.

Ve Rabbim hiçbir anneye, hiçbir babaya evlat acısı yaşatmasın.

Çünkü evlat acısı, insanın ömrü boyunca yüreğinde taşıdığı en ağır yüktür.

Kalo ailesine tekrar başsağlığı dilerim...

Sevgili Şahin Bey kardeşim;

Gkkom benim...

Sen güzel insansın...

İyi bir baba, iyi bir eş,iyi bir iş insanı...

Ama biliyorsun her şey Rabbimden...

Yapacak bir şey de yok...

**

BERAT ALBAYRAK VE ERDOĞAN

Hazine ve Maliye eski Bakanı Berat Albayrak'ın 350 ton altını getirip Merkez Bankası'nın kasasına koyması ABD menşeli sermaye odaklarını çılgına döndürmüştü.

Türkiye'nin ekonomik olarak diz çökeceğini hesaplayanlar vardı.

Olmadı ama...

Senaryoların hiçbiri tutmadı.

Türkiye, bütün saldırılara rağmen ayakta kaldı.

Savunma sanayisine yapılan dev yatırımlar sayesinde kendi silahını, kendi İHA'sını, SİHA'sını, füzesini üreten bir ülke var.

Rahatsız olan çok.

Çatlayın...

Patlayın...

Bu millet teslim olmadı, olmayacak!

**

Yıllardır Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını hedef alan uluslararası finans çevreleri ve çeşitli güç odakları var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da bu yapılara karşı ekonomik ve siyasi bağımsızlık mücadelesi verdiğini biliyoruz.

Vatan sevgisi imandandır.

Bu topraklara sahip çıkmak sadece bir tercih değil, gelecek nesillere karşı bir sorumluluktur.

Bir olacağız...

Diri olacağız...

Güçlü olacağız.

Çünkü güçlü Türkiye'den rahatsız olanların en büyük korkusu, milletin birlik içinde hareket etmesidir.

**

İsrail ile Filistin arasındaki çatışmalar, Ortadoğu'daki istikrarsızlığın en önemli sebebidir.

Kalıcı barışın; işgalin sona ermesi, uluslararası hukukun işletilmesi ve bölgede adaletin sağlanmasıyla mümkün olacak.

Türkiye ise kendi sınır güvenliğini güçlendirmek için yerli ve millî savunma teknolojilerine yatırım yapmayı sürdürüyor.