Kör olma da gör bunları

Hasan Hüseyin'den...

"Bak şu bebelerin güzelliğine

Kaşı destan

Gözü destan

Elleri kan içinde

Kör olasın demiyorum

Kör olma da

Gör beni"

Soygunun her belgesini bunların gözüne, gözüne soksan, hatta

Ekrem İmamoğlu "Evet, ben çaldım" dese bile, yine uyanmayacak bir kitle var içimizde...

Bu kitle adama ülkeyi sattırır valla!

Yani sıradan bir körlük değildir bu...

Bu bir akıl kapatma ve vicdanı kilitlemedir!

Çünkü ortada öyle böyle bir yolsuzluk yok!

Yapılan hırsızlıklar bu milletin hakkına el uzatmaktır.

Bu düpedüz vatana ihanettir!

Bunu görmemek için aklını kiraya vermiş olmak lazım!

Ve ya inadına görmezden geleceksin!

Üçüncü bir ihtimal yok yani.

Ünlü şair Hasan Hüseyin "Kör olma da gör beni" demedi boşuna!

**

İnancı 571,

Ruhu 1071,

Özü 1453,

Hedefi 2071,

Menzili KIZIL ELMA olanlar bizimledir!

Gerisi hikayedir ve yalandır...

Özgür Özel Silivri'de skandal teklifler yaptığı iddia edildi!

Herif İBB'deki rüşvet,yolsuzluk bataklığının tutukluları çözülmesin, "hırsızlık zinciri" deşifre olmasın diye kapı kapı geziyor.

Özel, Silivri'de çıtayı iyice yükseltti.

tutuklu eski İBB bürokratlarına, utanmadan, "konuşmayın... bildiklerinizi gömün..." demiş!

Hatta kimine mebusluk kimine de olası iktidarlarında "büyükelçilik" gibi devlet makamlarını rüşvet olarak vermiş.

**

Devlet makamlarını sus payı olarak dağıtan bu zihniyetin, İstanbul'un kasasını nasıl yağmaladığı ortada.

Teklif, bir rezalet değil; ahlaki çöküşün, kirli ilişki ağı ile paniğe kapılmış parti düzeninin açık itirafıdır.

Bürokratların susturulması için vaat edilen "makamlar", aslında CHP'nin içindeki yolsuzluk depreminin büyüklüğünü ele veriyor.

Silivri'de söylenenler, CHP yönetiminin vicdanının da, siyasî ahlâkının da çöktüğünün belgesidir.

Adam hala bir hırsızdan talimat almaktadır.

**

"BOŞ VER BUNLARI CİDDI SORU SOR"..

Muhabir soruyor:

"İnternette özgeçmişiniz değişmiş, ne diyorsunuz"

Soru net.

Ortada bir iddia var: Resmî özgeçmiş değiştirilmiş.

Normalde ne yapılır

Çıkıp doğrusunu açıklarsın değil mi

"Yanlıştır, doğrusunu belgeyle anlatayım" dersin.

Ama bu adam ne cevap veriyor

"Boş ver bunları, ciddi soru sor."

Her şeyi özetleyen cümle budur işte...

Özgeçmiş meselesi "ciddi" değilmiş meğer...

Diploma, eğitim gibi geçmiş kayıtlar "detaymış" yani...

Devleti yönetmeye talip olan bir adamın geçmişi net olması mühim değil; önemli olan gündemi geçiştirmek!

Vatandaş tapu alırken tek harf hatası yüzünden aylarca sürünüyor.

Ama siyasetçiye gelince:

Özgeçmiş değişmiş...

"Boş ver..."

Memur olacak birine sorulan "geçmişin nedir" sorusu nasıl gayriciddi olabilir

İnsanın nerede okuduğu, hangi okulu bitirdiği, hangi yolları geçtiği en temel mesele değil midir

Dürüst adam, sorudan kaçmaz.

Belirsizlikte top çevirmez.

"Ciddi değil" diyerek meseleyi küçültmez.

Ciddi olan şudur:

Şeffaflıktan bahsedip, gerçeğin üzerini örtmektir...

Soruyu değil, soranı susturmaya çalışmaktır

"Ciddi soru" dedikleri şey;

Canını yakmayan, köşeye sıkıştırmayan, sistemi sorgulatmayan sorudur.