Sene 1999 dünya tatlısı anam ve babam sağ...
Hastalıkları var ama hükümet gibi başımızdalar.
O yıllar Sabah Gazetesi Trabzon Temsilcisiyim...
Önemli bir konu için Bayburt'a doğru yola çıktım.
Altımda 115 kasa farları dik bir Mercedes var...
Önce Zigana sonra Vauk Dağı...
Keyifle yol alıyorum.
Vali ile ilgili çok çarpıcı iddialar var.
Rakipleri atlatacak manşetlik bomba bir haber olacak!
O sene Bayburt Valisi Ali Haydar Öner...
Eşiyle bir nedenden ötürü makamda boşanmış...
Ardından yine makamda evlenmiş...
Bayburt Sağlık Müdürü Mehmet Topsakal arkadaşım...
Şehre vardığımda Mehmet'i aradım.
Validen yana canı sıkkındı...
Çünkü bir bayan doktoru asker muayenesi görevlendirmiş.
Askerlerin rutin muayenesini erkek doktorlar yapardı...
Zaten Doktor da, "Bakmak zorunda mıydım" dedi.
Canı çok sıkkın ve üzgündü.
Erkek doktorlar dururken bayan doktor niye
Ertesi gün haber SABAH'ın 2. manşeti oldu.
Vali ile ilgili haber ise manşet olacaktı...
**
Haberin çıktığı gün akşamüzeri telefonum çaldı.
Bayburt Valisi arıyordu.
"Buyursunlar" dedim...
O azarlar gibi bir sesle; "Böyle haber olur mu" dedi.
"Ne var haberimde haberimin hepsi doğru, desenize yarınki manşet sizi daha çok üzecek" dedim.
Valinin nefesi kesildi...
"Bir dakika içeri geçeyim" dedi.
Özel bölüme geçtikten sonra da, ana avrat yemin ederek
"O haber çıksın intihar ederim buna da SABAH'ın sebep olduğu notunu yazıp bırakırım" dedi.
Sesi çok ciddiydi...
İster istemez endişelendim...
Etrafa sordum dediğini yapabilen biriydi.
Beni sıkıntı bastı çünkü haber manşet olmuştu...
Genel Müdür Tayfun Hopalı'yı aradım...
Valinin dediklerini r anlattım...
Oda "Olmaz bu saatte manşet yıkılmaz" dedi...

1